<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578</id><updated>2012-01-07T19:17:44.572+03:00</updated><category term='gürcistan'/><category term='mağuşş vezir savrum'/><category term='адыгэбзэ'/><category term='maze'/><category term='21 mayıs'/><category term='adige'/><category term='adigebze'/><category term='adigabza'/><category term='GUPŞŞISEXER'/><category term='адыгэ'/><category term='ay'/><category term='1864'/><category term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><title type='text'>Gupşşısexer~Гупщысэхэр</title><subtitle type='html'>Dibzer  Them khızerıditam xuedew khabzeşş. De dızğabzer bzeraşş. Adıgebzer xuitınığeş.
Дибзэр Тхьэм къызэрыдитам хуэдэу къабзэщ. Дэ дызгъэбзэр бзэращ. Адыгэбзэр хуитыныгъэщ.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>49</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-965492654184478253</id><published>2011-06-04T00:22:00.000+03:00</published><updated>2011-06-04T00:22:10.967+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gürcistan'/><title type='text'>TRUVA ATI VE ADIGE VE RUS HALKLARINI BEKLEYEN YENİ TEHLİKE</title><content type='html'>Adıge toplumu 1990larda SSCB’nin dağılmasıyla yükselişe geçen Adıge olma bilincini maalesef ki uykuya yatırmıştır. Masaldaki Adıge ülkesi dokunulabilir hale geldikten sonra ne yazık ki diasporadaki Adıgeler heyecanlarını yavaş yavaş yitirmişler ve önceden hayali olarak yaşatageldikleri Adıge olma bilincini bir kenara itmişlerdir. Sadece hayal kurarak var olunamayacağı gerçeği, emek ve para harcamak gerektiği aşikardır. Emeği ve para harcamayı çoğu Adıge göze almadığı için Adıge olmak sadece bir etiketten öteye gidememiştir son yıllarda. Türkiyede devletin ve siyasi oluşumların ciddiye almadığı silik bir topluluğa dönüşmüştür Adıge Halkı. Adıge toplumu için sürekli emek harcayan çok küçük bir azınlık her zaman yalnız bırakılmış ve toplum onları maddi olarak, düşünce olarak desteklememiştir. Günümüzde birşeyleri gerçekleştirebilmek için paranın ve örgütlülüğün gerektiği düşüncesi toplumumuzca desteklenmemiştir. Adıgeler sadece kendi yörelerindeki yerel festivallerle Adıgeliği hatırlama nostaljisiyle Adıge olma adına birşeyler yaptıklarını zannetmişlerdir. Adıgelerin zamana ve genel gerçeklere uymayan düşünceleri yüzünden asimilasyon gittikçe hızlanmış ve kritik bir hale gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak son zamanlarda internet gibi ortamlarda düşüncelerini paylaşan ve birşeylerin ters gittiğini anlayan ve genelde gençlerden oluşan insanlar birşeyleri organize etmeye çabalamaya başlamışlardır. Anadil eğitimi, Çerkes Soykırımının tanınması için organize edilen etkinlikler bu çabalara örnektir. Gençlerin gidişatı sorgulamaya başlaması ve toplumumuzu da bunu sorgulamaya itmeleri olumlu bir gelişmedir. Ancak genç insanların heyecanının doğru kanalize edilip toplumun yaşadığı sıkıntıların çözümü sağlanmalıdır. Tüm toplum çözüm yaratacak ortak kurumlarla kurumsallaşmalıdır. Bu kurumların ifade ettikleri kurumsal düşüncelerin arkasında olunduğu parasal ve örgütlülük anlamında gösterilmelidir. Heyecan, bilince dönüştürülmeli ve bilinçli bir şekilde çözüm yaratılmalıdır. Zaten örgütlü ve bilinçli olmadan hiçkimse bizi ciddiye almayacaktır. Örgütlü ve bilinçli yaklaşım hem yaşadığımız bu ülke hem de Adıgeler için olumlu çözümler üretecektir. Ancak o zaman sesimiz daha gür ve ciddi olacaktır. Kendi adına ne olması gerektiğine henüz karar vermemiş ve herhangi toplumsal bir kararın ark asında olamamış bir halkız maalesef. Şu an toplumda yükselen heyecanımızı toplum yararına kanalize edemediğimizde sonuç hem içinde yaşadığımız toplum hem de kendi toplumumuz için felaket olacaktır. Heyecanına kendi toplumu içinde destek bulamayan insanlarımız radikal heyecanlar yaratıp toplumumuza en büyük zararı vermeye başlayacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürcistan Devleti Çerkes Soykırımını resmen tanımıştır. Ancak oyunu yanlış oynadığımızda başımıza çok büyük işler açmamız kaçınılmazdır. Gürcistanın bu eylemi kendi çıkarları içindir. Şöyle bir senaryoyu düşünün: Türkiyede arayışlarına cevap bulamamış, toplumsal olarak Adıgelerden destek bulamamış insanlar var; Öte yandan soykırımı tanımış görüntüde Adıge ulusal hareketine destek olabilecek bir ülke var ve Adıge vatanıyla sınır komşusu; Rusya Federasyonu ve ABD’nin dünyanın her yerinde mücadele içinde olduğu gerçeği de var; Kafkasyayı Türkiyede arayışlarına cevap bulamamış insanları parasal ve diğer şekillerde destekleyerek karıştırmak zor olmasa gerek. Daha önce Abhazya savaşında Abhazlarla beraber kendilerine karşı savaşan bazı Çeçenleri sonradan Rusya’ya karşı himaye eden bir Gürcistan’ın böyle bir senaryoya “hayır” dememesi gerekir. Böyle bir durum ise hem anavatanı kan gölüne çevirir hem de diasporanın enerjisini emperyalist emellere hizmet ettirir. Sonuçta yine kaybeden Adıge halkı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adıge halkı yanıbaşındaki Rus yönetimini karşısına almak yerine Rus yönetimiyle denge oluşturmalıdır. Ancak şu an eksik olan, Rus yönetimiyle denge oluşturmak için masaya oturacak sinerjik bir Adıge yapısının olmamasıdır. Elbette ki Rus yönetimi yanıbaşındaki truva atının farkındadır. Öyle olmasaydı Rus yönetimi Abhazya konusunda Abhazları gözardı eder ve Abhazlarla denge oluşturmazdı. Rus yönetimi dışarıdan beslenen radikal yapılanmaları ezmeye yoğunlaşmıştır son zamanlarda. Adıge halkının yapısından dolayı radikal girişimler dış güçlerin istedikleri düzeyde bir başarı elde edememiştir Adıge vatanında ancak dış güçlerin Rus yönetimi ve Adıgeleri birbirine düşürdüklerinde olabilecekleri Rus yönetimi somut olarak görmüştür. Rus yönetiminin Adıgelerle denge kurup dış güçlerin Adıge vatanını ve insanlarını kullanarak Rusya Federasyonunun başına başedemeyecekleri bir sorun yaratmalarını engellemek için somut girişimleri başlamıştır. 16 Mayıs 2011 de Duma’nın Adıge diasporası temsilcileriyle görüşmesi buna kanıttır. Kendi geleceği için ne istediğini bilen örgütlü bir Adıge yapılanması hem Adıgeler hem Rus yönetimi için şarttır. Böylece hem Adıgeler uğradıkları tarihsel haksızlığı telafi edip tarih sahnesine onurlu olarak dönebilecekler hem de Rus yönetimi rakiplerinin elindeki truva atını etkisizleştirebileceklerdir. Geçmişte Rusların truva atı olan Gürcistan şimdi kendileri için kullanılabilecek bir truva atıdır.Rusya kesinlikle bunun farkındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adıgeler tarihte farkında olmadan Rusyaya karşı truva atı olarak kullanılmışlardır. Artık fonksiyonlarını yitirince at parçalanmış ve bir kenara atılıvermiştir. Sonuçta koca bir vatan ve büyük sayıda insan vatandan yitmiştir. Ancak olması gereken ayının yoluna çıkmak değil, ayının yolundan çekilmekti. Ayı balını yiyip doyduğunda zaten gidip uyuyacaktı. Ayıyı baldan etmeye çalışırken maalesef ki ayı önüne çıkanı ezmiştir. Ayının ulaşmaya çalıştığı bal ise zaten karşısına çıkanın korumak zorunda olduğu bal değildi. Bal da yendi, ayı da inine döndü. Ancak, olan balı korumaya çalışana oldu. Dün Adıgelerin başına gelenler bugün Gürcistanın başına gelmek üzere. Dış güçler Gürcistanı kullanabilecekleri bir ortam hazırlamaktadırlar. Gürcistanın hem truva atı olması hem de hiçbir bedel ödememesi akıl dışıdır. Dış güçler baldan umutlarını kesince Adıgelerin yaşadığı felaketi onlar da yaşayacaklardır. Bu sefer yanlı ata Gürcistan oynamıştır ve bizim o ata binmememiz gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adıgelere tarihi haklarını tanımış bir Rus yönetimi Adıge ve Rus Halkı arasındaki tarihi acıları hafifletecek ve zamanla tarihte acı bir hatıraya dönüştürecektir. Bu hem Adıge Halkı hem de Rus Halkı için zorunludur. Adıge ve Rus Halkının tarihi barışmaları Adıge ve Rus Halkının uzun dönemdeki gelecekleri için kesinlikle şarttır. Birbirine saygı duyan ve yaşam hakkını onaylayan halkların birlikteliği dış güçlerin kana ve gözyaşına yolaçan emellerini engelleyecektir. Zamanla Gürcistan Halkı da bu dengenin parçası olacak ve kaybetmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus yönetiminin tarihi barışmayı sağlamak açısından zorlukları elbette ki vardır. En büyük zorluğu yeterince örgütlü olmayan ve kendisiyle tek ve net bir sesle konuşamayan Adıge yapısıdır. Bu yapısal sorun hem Adıge hem de Rus yönetimi için acilen halledilmesi gereken bir sorundur. Bu sorunun halledilmemesi Adıgeler açısından savaşa itilmiş bir anavatana, Ruslar için ise büyük paralar harcanan ve ülkede sürekli karmaşaya yolaçan ve bir türlü halledilemeyen sorunlar yumağına yol açacaktır. Ruslar ve Adıgelerin çıkarları ilk kez bu kadar net kesişmektedir. Sonuç olarak hem Rus yönetimi hem de diasporadaki Adıgeler uygun adımları atarak çözüme yürümelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28.05.2011 23:24&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marğuşş Vezir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-965492654184478253?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/965492654184478253/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=965492654184478253' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/965492654184478253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/965492654184478253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2011/06/truva-ati-ve-adige-ve-rus-halklarini.html' title='TRUVA ATI VE ADIGE VE RUS HALKLARINI BEKLEYEN YENİ TEHLİKE'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-1132453977903223011</id><published>2010-12-13T21:56:00.000+02:00</published><updated>2010-12-13T21:56:12.719+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>зи гугъу ямшIахэр</title><content type='html'>зи гугъу ямшIахэр&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Дэр хуэдизу и шIыгурэ и хэкурэ зыбгинэжыфрэ зыбгынэжара тету пIэрэ мы дунем… Сищхэгъусэм и къуажэм сыкIуат мэхуипшI хуэдиз ипэкIэ (кайсери-яхьялы епха бэнокъуэ къуажэ). я къуажэр псы IуашIэнум шIиубыдэнущ. КЪуажэр ягъатэджынущ. Псори мэгуфIэр. яз ныкъуэр къышIахыну щыт ахъшэм щхьэ, яз ныкъуэр къалэм Iэпхъэжу къуажэр зэрабгынэжынум щхьэ, яз ныкъуэр къуажэр цыхугъэншэу зэрзэкIуэкIам щхьэ къатехуауэ зэгупщыс нэгъалатым щхьэ мэгуфIэхэр.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;КЪуажэр адре тырку къуажэхэм еплъытэмэ щысыпIэкIэ жэнэтым ещхьщ. Жыжэ шIыпIэхэм щыщхэу къуажэм и шIым щыщ къазщэхуахэм жыг сыт хатIэри адыгэхэм ябгынэжа шIы дахэм езбы яжэнэтыр къагъашIащ. я унэхэри я псоукIэхэри нахъ зэгъэпэщащ. Мэз жыпIэмэ мэз, псы жыпIэмэ псы, лэжьалъэ жыIыэмэ лэжъалъэ пхуэхъун шIыпIэщ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;къуажэхэр дыбгынэхукIэ ди адыгагъэр дгъэкIуэдатэкъым. къуажэхэр дыбгынэу щышIэддзэм адыгагъэмн дыкъибгинэу шIидзащ. ИпэкIэ къуажэм дэкI щыIэмикI и къуажэ зыбгинэж машIэт. Ауэ ныджы къуажэ зиIэжыр машIэщ. КЪалэшхуэхэм дищхьэжьхэр фIэлэлу дыкъэнащ. Ди ныбэрэ ди бэкъурэ хьахъ ди Iуэхуижкъым нахъыбэм. Лъэпкъ Iуэхур ипэ изгъэщ щыIэкъым, лъэпкъыр зыIисыр зышIэжи куэдижкъым.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ди нэхъыжъхэм игугъ яшIхэу зэрзэхэсхамкIэ хэкум къикIахэм (къабэрдехэм нэхъыбэу) мыбе(=мыкъуэле) машIэт. ныджыре зауэхэм сегупщысмэ зэрыслъагъумкIэ зауэ зэрыхъу ахъшэ зи куэдхэр, зи хэку зимыIуэхухэр я хэку йокIуэсыкIхэр. Сэри абде согупщысыр, Iуэхур сищхьэ изолъытыр дэ ди хэку зэрыдгъэкIуэдар дыхуфащэт нэхъ нобэ дымыпхуэдэнтэкъым. ШIыгум ипIшIэр дышIэкъым. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Лъэпкъхэри жыгым хуэдэщ. ШIым хуэныкъуэщ. ШIым щышIэмэ къэкIкъым, хэхъуэкъым, йогъуххэр.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;жылэ зикIуэцI мыфахэр хэкум ехьэлIэжын, абы щыхэсэжын хуещ…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13.12.2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;блыщхьэ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;маргъущ безир саврум&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-1132453977903223011?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/1132453977903223011/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=1132453977903223011' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1132453977903223011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1132453977903223011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2010/12/i.html' title='зи гугъу ямшIахэр'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-1742588161776448867</id><published>2010-02-20T21:03:00.001+02:00</published><updated>2010-02-20T21:03:18.192+02:00</updated><title type='text'>İNSANIN DÜŞÜNCE MERKEZLERİ</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İNSANIN DÜŞÜNCE MERKEZLERİ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;İnsanın asıl düşünce merkezi yüreğidir. Akıl daha çok tasarlama, hayalleme, uygulama merkezidir. Yürekte tarafsızlık ve asıl,çıplak gerçeklere uymak gibi bir denetleme özelliği varken akılda kendi başına böyle bin denetleme özelliği yoktur. Yürek aynı zamanda aklı da çıplak gerçeklere uyup uymadığı noktasında denetler.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kişinin kendisini insan olarak inşasının doğası şudur: Evrende bir olayla karşılaşılır. Akıl yürekteki çıplak gerçeğe uygun olarak yani öze uygun olarak o eylemi insanda somutlaştırır, eylemselleştirir. Böylece insan olmayı eylemselleştirmenin bir boyutu insanın kişilik-benlik olarak adlandırılan yapısının bir parçası olur. Yaşanılan-karşılaşılan tüm olaylarda bu şekilde işlenen olaylarla örülmüş olan benlik sağlıklı bir benliktir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Diğer taraftan tek düşünce merkezinin akıl olarak işlediği bir insanın “ben”i sağlıklı bir şekilde oluşturması neredeyse imkansızdır. Akıl insanın fiziksel ve metafiziksel varlığına evrende rahat bir ortam sağlamayı amaç edinmiştir. Eğer yüreğin denetiminden kendini koparmışsa amacına ulaşmak için önüne çıkacak her durumu fiziksel ve metafiziksel rahatına ulaşmak için bencil bir şekilde insan olma evrenine aykırı olabilecek şekilde işleyerek somutlaştırabilecektir. Bu, hem kendi insan olma dengesini bozmak hem de insan olma evreninden dışarı çıkmayı getirecektir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;İnsanda bilinçaltı olarak adlandırılan durum şudur: Bir insan bir durumla karşılaştığında onu yüreksel gerçeğe göre işlemeden, aklın gereğine göre işlerse ve bu yüreğin özüne ters ise ve bu “ben”in parçası olarak eklenmişse o benlik insan doğasına aykırı parçadan dolayı sıkıntı çeker. Çünkü o insan insan olma evreninin döngüsü dışındadır, asıl varlığına uygun olmayan bir parçayı kendisine dahil etmiştir. Bu tıpkı bir dikenin vüçuda batması sonucunda o dikenin vücudun parçası olmamasından kaynaklı olarak vücudun onu reaksiyon göstererek irin ve rahatsızlık tepkisi vermesi gibidir. Yani yüreğe uygun olmayanbir durum “ben”in eylemsel parçası yapıldığında insan olma vücudu bilinçaltı irini oluşturur ve ruhu rahatsız kılar. Eğer insan olma vücuduna batan dikenlerin sayısı çok fazla ise o vücut yani benlik kolay kolay iyileşemez ve sıkıntı içinde kalır. Bazen de ileri boyuttaysa insan olma vücudunu tamamıyla öldürür.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Nasıl ki insan olma vücudu bilinçaltı rahatsızlığı gibi bir tepki veriyorsa akıl da yaptığı şeyin uygunluğunu fiziksel-metafiziksel varlığın iyiliği için yaptığını bilinçaltını bastırmaya çalışarak tepki olarak yapacaktır. Ancak insan özündeki bilgi ve insan olma isteğini hiçbir zaman alt edemeyecektir. Eğer akıl, yürek önüne aşılması zor engeller koyarsa yüreğin sesini bastırmak için konulan her engel bir öncekinden daha güçlü olmak zorundadır. Bu da insan olma evreninin daha da çok dışına savrulmak demektir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;22.11.2009&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-1742588161776448867?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/1742588161776448867/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=1742588161776448867' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1742588161776448867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1742588161776448867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2010/02/insanin-dusunce-merkezleri.html' title='İNSANIN DÜŞÜNCE MERKEZLERİ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-6254278431889374980</id><published>2010-01-09T13:31:00.001+02:00</published><updated>2010-01-09T13:31:42.869+02:00</updated><title type='text'>Si Adıgebze Си Адыгэбзэ</title><content type='html'>&lt;a href=http://siadigebze.com/bze/&gt;Si Adıgebze Си Адыгэбзэ&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Posted using &lt;a href="http://sharethis.com"&gt;ShareThis&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-6254278431889374980?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/6254278431889374980/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=6254278431889374980' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6254278431889374980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6254278431889374980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2010/01/si-adgebze.html' title='Si Adıgebze Си Адыгэбзэ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8927938653007742542</id><published>2010-01-03T03:15:00.000+02:00</published><updated>2010-01-03T03:16:33.434+02:00</updated><title type='text'>ХЬэдэ жадэ</title><content type='html'>ХЬэдэ жадэ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Кууэ зы кхъэ къэзт1ащ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;езгъэк1уэтэхащ си гупщысэхэр,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;тестхъуэжащ ет1 ф1ыц1эр,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;нывэжьхэри тезгъэк1уриящ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;тхьэлъэ1уи стеджэжащ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;хьэдрыхэм к1уа сф1эш1 гур&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;здэщылъым къыш1эпщижри&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;хьэдэ жадэу&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;къыспежьащ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15.05.2007 гъубж&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;маргъущ везир саврум&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8927938653007742542?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8927938653007742542/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8927938653007742542' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8927938653007742542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8927938653007742542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2010/01/blog-post.html' title='ХЬэдэ жадэ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8425802348955548718</id><published>2009-06-26T22:15:00.000+03:00</published><updated>2009-06-26T22:16:01.421+03:00</updated><title type='text'>NART TV’YE YARDIMLARINIZI TÜRKİYEDEN NASIL ULAŞTIRABİLİRSİNİZ</title><content type='html'>NART TV’YE YARDIMLARINIZI TÜRKİYEDEN NASIL ULAŞTIRABİLİRSİNİZ&lt;br /&gt;Pek çok insanımızın sıkıntısı Nart TV ye yardım göndermek istemelerine rağmen bunu nasıl yapabileceklerini bilememeleridir. Yardımlarınızı aşağıdaki yollarla yapabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İş Bankasından: Gişeye gidip Ürdündeki bir hesaba para göndermek istediğinizi belirtirsiniz ve aşağıdaki bilgileri verirsiniz:&lt;br /&gt;Banka Adı=Bank Name :&lt;br /&gt;ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER&lt;br /&gt;Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX&lt;br /&gt;Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS &lt;br /&gt;Hesap No=ACCOUNT NO :  0290114278001&lt;br /&gt;Para aktarırken bankanın talep ettiği havale giderinin alt limiti 35 Türk Lirasıdır. Havale edilen miktar arttıkça havale ücreti de belli bir oranda artar. Ancak Türkiye iş bankası parayı bizzat kendi bünyesinde aktarabildiği için hesaplı görünmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizbanktan: Ürdündeki bir hesaba para göndermek istediğinizi belirtip ilgili müşteri temsilcisinin yanına gidip göndereceğiniz hesap ve bankayla ilgili aşağıdaki bilgileri verirsiniz: &lt;br /&gt;Banka Adı=Bank Name :&lt;br /&gt;ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER&lt;br /&gt;Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX&lt;br /&gt;Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS &lt;br /&gt;Hesap No=ACCOUNT NO :  0290114278001&lt;br /&gt;Paranızı bankada Dolara çevirip hemen yollayabilirsiniz.&lt;br /&gt;Havale ücretleri: 0-100 $  için 15$&lt;br /&gt;100-200 $ için 22 $&lt;br /&gt;200-300 $ için 29 $&lt;br /&gt;300-400$ için 34 $&lt;br /&gt;400-500$ için 42 $&lt;br /&gt;500-750$ için 47 $&lt;br /&gt;750-1000$ için 52 $&lt;br /&gt;1000-1500$ için 78 $&lt;br /&gt;1500-1750 $ için 83 $&lt;br /&gt;1750-2000 $ için 93 $&lt;br /&gt;2000-2500$ için 113 $&lt;br /&gt;2500-3000$ için 123 $&lt;br /&gt;3000-3500 $ için 143 $&lt;br /&gt;4500-5000 $ için 203 $  havale ücreti ödersiniz&lt;br /&gt;Ziraat Bankasından: Ürdündeki bir hesaba para göndermek istediğinizi belirtip ilgili birime ulaşırsınız. Ziraat Bankası Western Union aracılığıyla paranızı transfer eder. Transfer sırasında elinize bir form verilir ve kendi bilgilerinizin yanısıra aşağıdaki alıcı bilgilerini doldurursunuz: &lt;br /&gt;ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER&lt;br /&gt;Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX&lt;br /&gt;Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS &lt;br /&gt;Hesap No=ACCOUNT NO :  0290114278001&lt;br /&gt;Havale ücretinin alt limiti 55 Türk Lirasıdır ve miktar arttıkça havale ücreti artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  HSBC Bireysel İnternet Bankacılığı yoluyla&lt;br /&gt;  Para Transferleri Menüsü'nden "SWIFT" işlemini seçerek, yurtdışına veya başka bir bankaya döviz gönderebilirsiniz. Burada havale işlemi için kullanacağınız döviz hesabınızı, havaleyi göndereceğiniz bankanın bulunduğu ülkeyi seçmeniz, bankanın bulunduğu ili ve bankanın adını belirtmeniz gerekmektedir. Bu bilgilerin seçiminden sonra, alıcının hesap numarasını, adını soyadını, adresini, işlem tutarını, işlem açıklamasını ve telefon numaranızı girerek döviz &lt;br /&gt;  havalesini gerçekleştirebilirsiniz.&lt;br /&gt;  Sevgili Adıge halkı bu iş gönüllülük ve fedakarlık işidir. Adıge halkı adına endişelenen ve yarınımız olmasını isteyen herkesi desteğe çağırıyorum. Unutmayın ki çok zaman kaybettik ve artık zaman kaybetmek Adıge olmayı yitirmek anlamına gelmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8425802348955548718?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8425802348955548718/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8425802348955548718' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8425802348955548718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8425802348955548718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2009/06/nart-tvye-yardimlarinizi-turkiyeden.html' title='NART TV’YE YARDIMLARINIZI TÜRKİYEDEN NASIL ULAŞTIRABİLİRSİNİZ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-6346214378254934043</id><published>2009-06-21T00:16:00.002+03:00</published><updated>2009-06-21T00:16:55.025+03:00</updated><title type='text'>NART TV’NİN SESİNE KULAK VERMEYİN SESİNE KATILIN</title><content type='html'>NART TV’NİN SESİNE KULAK VERMEYİN SESİNE KATILIN&lt;br /&gt;Aylardır arıyordum ve sonunda ulaştım NART TV ye. Kendi anadilinden TV seyretmek apayrı bir haz. Ancak çıplak gerçeklerle yeniden yüzleştim.&lt;br /&gt;Bir grup genç insanın ortaya çıkıp birşeyler yanlış gidiyor durdurmak lazım anlayışıyla ortaya çıkan bir hikaye NART TV. Teknik yönden oldukça amatör sayılabilecek bir girişim olarak da değerlendirilibilir. Ancak bunun hiçbir önemi yok. Dilimizi en çok asimile eden görsel medyanın tersine kullanılabilmesi için bir şanstır NART TV. &lt;br /&gt;Öncelikle ikna olmak istiyorsanız kanala teknik olarak ulaşmanız lazımdır. Maddi olarak bu kanala ulaşmanın bedeli ortalama 20-30 TLdir. Uydu ayarlayan herhangi bir teknik eleman yarım saat içinde gerekli ayarlamaları yapabilmektedir. En kolay ayarlanabilen uydu Eurobird adlı uydudur. Teknik bilgiler: &lt;br /&gt;Eurobird Uydusu&lt;br /&gt;Location: 25.5 E&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Frequency: 11623 MHz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polarization: Vertical&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SR: 27500&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FEC: 3/4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik olarak uydudan kanala ulaştıktan sonra başlıyor aslında herşey. Türkiyedeki Adıgelerin ne kadar duyarsız ve ilgisiz olduklarını farkediveriyorsunuz ve kendinizi kıyasıya eleştirmeye girişiyorsunuz...&lt;br /&gt;NELER YAPABİLİRİZ&lt;br /&gt;Öncelikle herşeyi yürütebilmenin yolu paradır. Nart TVnin de ifade ettiği gibi kanal sadece Ürdün’lülere ait bir kanal değildir. Kanal için şu anda canla başla çalışanların çoğu hem üniversitede okuyup hem de kanalı devam ettirmeye çalışan genç insanlarımızdır. Ayrıca Türkiyedeki Adıgeler kesinlikle vermeleri gereken ilgiyi vermemişlerdir bu oluşuma. Bu iş sadece Ürdünlü Adıgelerin sırtına yüklenecek ve bekleyecek bir iş değildir. Televizyon alanında yetişmiş ve bu işi profesyonelce yapabilecek insanların artık televizyonu yürütmeye başlamaları acil hale gelmiştir ve Adıge halkı bunu finanse edebilecek güçtedir. &lt;br /&gt;Türkiyede hep sayımızla övünmekten vazgeçip o sayıyla birşeyler ortaya koyma zamanıdır artık.&lt;br /&gt;Şu anda kanal için bir fon kurulmuştur ve sağlıklı yayınlara geçebilmek için gerekli paranın ancak bir kısmı toplanabilmiştir. Öncelikli hedefimiz kanal reklam ve sponsor alarak kendini ekonomik olarak yürütmeye başlayana kadar gerekli olan parayı sağlamaktır. &lt;br /&gt;Yapabileceklerimiz:&lt;br /&gt;• Öncelikli olarak İngilizce bilen gönüllüler info@narttv.com e-mail adresine e-mail yollayarak nasıl yardımcı olabilecekleri yolunda bilgi alışverişinde bulunabilirler.&lt;br /&gt;• NART TV ile anlaşıp yasal şekilde Türkiyedeki Adıgelerin para yatırabilecekleri bir banka hesabı(TÜRK BANKASI) açılıp kampanyalar düzenlenebilir. &lt;br /&gt;• Derneklerimizden herhangi birisi NART TV yardımlarının merkezi olabilir.&lt;br /&gt;• NART TV nin evlerde ayarlanması işi için teknik elemanlarla anlaşılabilir ve elde edilecek gelirin bir kısmı NART TV ye aktarılabilir.&lt;br /&gt;• İşadamlarımıza işin önemini anlatıp yönlendirecek gönüllü genç ekipler kurulabilir...&lt;br /&gt;Bunlar ilk anda akla gelenler... Yeter ki karar verelim. Göreceksiniz çok şey değişebilir.&lt;br /&gt;DİREKT YARDIMDA BULUNMAK İSTEYENLER İÇİN:&lt;br /&gt;Banka Adı=Bank Name :&lt;br /&gt; ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER&lt;br /&gt;Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX&lt;br /&gt;Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS &lt;br /&gt;Hesap No=ACCOUNT NO :  0290114278001&lt;br /&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-6346214378254934043?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/6346214378254934043/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=6346214378254934043' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6346214378254934043'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6346214378254934043'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2009/06/nart-tvnin-sesine-kulak-vermeyin-sesine.html' title='NART TV’NİN SESİNE KULAK VERMEYİN SESİNE KATILIN'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-4597283585530186622</id><published>2009-04-23T01:46:00.005+03:00</published><updated>2009-04-23T03:23:50.845+03:00</updated><title type='text'>Dernekler Thamadelerimiz Olmalı</title><content type='html'>&lt;a href="http://siadigebze.com/sibze/images/BAGIS.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 144px; FLOAT: right; HEIGHT: 592px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://siadigebze.com/sibze/images/BAGIS.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiyedeki Adıge toplumunun en büyük zaafiyeti sivil toplum kuruluşları eliyle sorunlarına çözüm üretecek bir aşamada bulunmayışıdır. Adıge toplumunu temsil eden sivil toplum kuruluşları ekonomik olarak olumsuz bir durum içindedirler ve toplumun ihtiyaçları konusunda güçlü tutum sergileyememelerinin en büyük sebebi budur.&lt;br /&gt;Derneklerimiz toplumumuza malesef malolabilmiş değildirler. Bunun sorumlusu dernek çalışanları veya dernek emekçileri değildirler. Bunun en büyük sorumlusu malesef Adıge toplumunun kendisidir.&lt;br /&gt;Derneklerimiz "THAMADE"lerimiz olmalıdır. Bildiğiniz gibi thamade toplumun anlık ihtiyaçlarına göre toplumun öne çıkardığı toplum adına davranabilen ve yanlış da yapsa hatası sahiplenilebilen, toplumsal tepkileri odaklayıp yansıtan mekanizmalardır.&lt;br /&gt;Genel anlamda Adıge toplumunun en büyük ihtiyacı kendisini genel toplumda yansıtabilecek ve thamade mekanizması gibi toplumun değer verip sahip çıkacağı bir oluşumun zamanımızın ihtiyacı olduğunun farkına varması ve bunun gereğini yapmaktır. İhtiyacın kabul edilmesi hiçbirşey ifade etmez. Ancak bu ihtiyacı toplumsal bir reflekse dönüştürünce ve sonuç yaratıcı olununca birşey ifade eder.&lt;br /&gt;Hep dışarıdan eleştirilen dernek emekçilerinin özel yaşantıları nasıldır bilir misiniz? Hem kocaman misyonlarını gerçekleştirecekler hem de geçinecekler... Çoğu kocaman yüklerinin altında öyle bir ezilirler ki özel yaşantıları çileyle doludur bu insanların. Hem ait oldukları topluma anlatamazlar kendilerini hem de emek harcadıkları toplum onları acımasızca eleştirir. Toplumsal yansımanın bir öncüsü olmak bir yana toplumsal tepkisizliğin karşısında ortaya çıkmış, toplumu için kendilerini feda eden ve feda oldukları toplumda değerleri hiç anlaşılmayan emekçilerdir bu insanlar.&lt;br /&gt;Televizyonumuz niçin yok?,Kafkasya politikasında niçin gözardı ediliyoruz?, Derneklerde niçin sadece zexes, khafe, cegu var da başka birşey yok? gibi acımasız eleştirilerin muhattabı her zaman dernek emekçileridir. Ancak onlar hiç sormaz: Ne kadar katkıda bulundun derneğe?, Niçin sadece zexeste,khafede ve cegu'de vardın?, Kaçınız toplanıp haydi şu amacımız var ve sonuna kadar tüm varlığımızla sizi destekleyeceğiz?....&lt;br /&gt;Türkiyede 6 milyon olmakla övünürüz ancak 6 milyon gibi olamayız bir türlü. Anlamsız ve içi boş bir rakamdan ibaretiz malesef.&lt;br /&gt;O dinci, diğeri solcu, diğeri Rusçu onlardan hayır gelmez derken acaba kaçınız kendi öz düşüncenize uyan bir derneğe yardımda bulundunuz veya o eleştirdiklerinizden iyi olmaya çalışıp topluma düşüncelerinizi malettiniz.&lt;br /&gt;Uyanın ey halkım... Nasıl ki kişinin kendi dünyasını yaşayacağı alanı kendisine sağlaması için para gerekiyorsa Türkiye içinde yeniden anlamlı bir toplum olabilmek ve kendimizi kendimiz olarak yansıtabilmek için parasal güç gerekiyor. Derneklerimizi folklör ve dernek geceleri ekseninden çıkarmanın tek yolu onları güçlendirmek. Televizyon parayla olur, okur-yazarlık parayla olur, Adıgeliği yeniden ifade etmek parayla olur. Dernekler Adıgeliğin ve Adıge insanın kaynaklarının toplanma ve işlenip paylaşılma merkezleri olmalıdır. Dernek emekçilerinin derhal kendi hayatlarını kazanıp aynı zamanda canla başla kendilerini feda etmelerinin toplumsal destekle önüne geçilmelidir. Dernek emekçiliğini layıkıyla yürüten insanlarımızın hem kendi hayatları hem de toplumumuzun refleksini eylemleştirecekleri çalışmalar için desteklenmeleri gerekmektedir.&lt;br /&gt;23,04,2009&lt;br /&gt;Perşembe&lt;br /&gt;02:55&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-4597283585530186622?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/4597283585530186622/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=4597283585530186622' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4597283585530186622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4597283585530186622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2009/04/dernekler-thamadelerimiz-olmal.html' title='Dernekler Thamadelerimiz Olmalı'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-5309098968452583384</id><published>2009-04-19T13:21:00.003+03:00</published><updated>2009-04-19T13:31:12.402+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mağuşş vezir savrum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21 mayıs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1864'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maze'/><title type='text'>Ay...ADIGE YÜREKLİLERE</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-5dc046c7d27dfb9f" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v21.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D5dc046c7d27dfb9f%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330286074%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D5A93D008D7EDB6FFDCDB08FD0D40EC8AC3E68CC1.3E01AAF05AF1203823E301F8C6DEEC14F7CED215%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D5dc046c7d27dfb9f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dj_je2N3HT7r-nPLtGvbRHfGMnso&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v21.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D5dc046c7d27dfb9f%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330286074%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D5A93D008D7EDB6FFDCDB08FD0D40EC8AC3E68CC1.3E01AAF05AF1203823E301F8C6DEEC14F7CED215%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D5dc046c7d27dfb9f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dj_je2N3HT7r-nPLtGvbRHfGMnso&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-5309098968452583384?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=5dc046c7d27dfb9f&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/5309098968452583384/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=5309098968452583384' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5309098968452583384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5309098968452583384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2009/04/ayadige-yureklilere.html' title='Ay...ADIGE YÜREKLİLERE'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8434603558751741741</id><published>2009-03-26T18:07:00.002+02:00</published><updated>2009-03-26T18:10:01.383+02:00</updated><title type='text'>Дунейм щынэхъ дахэр сыт?</title><content type='html'>Дунейм щынэхъ дахэр сыт?&lt;br /&gt;Адыгэ хъыджэбзыращ.&lt;br /&gt;Абы нэхъ дахэжыр сыт?&lt;br /&gt;Адыгэшу къабзэращ.&lt;br /&gt; Адыгэшыр зыгъэдахэр сыт?&lt;br /&gt;АдыгэлI губзыгъэращ.&lt;br /&gt; Ар зыгъэгубзыгъэр сыт?&lt;br /&gt; И бзэр - адыгэбзэращ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Нало Заур&lt;br /&gt;PSINE-ПСЫНЭ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8434603558751741741?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8434603558751741741/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8434603558751741741' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8434603558751741741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8434603558751741741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2009/03/blog-post.html' title='Дунейм щынэхъ дахэр сыт?'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-6649097899003041335</id><published>2009-03-10T16:56:00.004+02:00</published><updated>2009-03-10T17:33:34.404+02:00</updated><title type='text'>2 Rediscovery Of Adige Language’s Soul Will Rebring Humanity Freedom</title><content type='html'>&lt;b&gt;LHAĞUNIĞE&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;It is translated as "love" but "love" does not represent the meaning.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;In Adige language if you love a person, God or a flower in the same logical (heartal) way. Love is not a feeling that represents your attitude towards a thing because you get benefit from that. If you say to someone or something " I love you." in Adige language what you represent? In Adige language "F'ıwe wuzolhağur." is translated as "I love you" but it is not a complete translation. If you say to  someone or something"F'ıwe wuzolhağur." you express: 1) I am aware of what you are. I clearly know and understand what you are. 2) I am aware that what you are is good/positive. 3)I am accepting things which come from you as positive and I am positoning positively towards you.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"F'ıwe wuzolhağur.":seeing in a good (clear, aware) way, being aware of&lt;/div&gt;&lt;div&gt;                                   :the seen thing is good, kind, thankful...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;                                   :being in a positive manner towards&lt;/div&gt;&lt;div&gt;An Adige does not accept any values which he is not aware of. He does not accept a darkful God. He believes in God when he clarifies God. He dos not get afraid of God but he respects God. He does not accept any value without "F'ıwe wuzolhağur."..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;An Adige loves a person because he is a positive value to his humanity.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;An Adige loves a flower because its smell or appearance awakes a side of humanity inside himself..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;10.03.2009&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tuesday 17:33&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-6649097899003041335?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/6649097899003041335/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=6649097899003041335' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6649097899003041335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6649097899003041335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2009/03/2-rediscovery-of-adige-languages-soul.html' title='2 Rediscovery Of Adige Language’s Soul Will Rebring Humanity Freedom'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-1529038651444103324</id><published>2008-12-20T23:17:00.001+02:00</published><updated>2009-03-10T17:34:15.647+02:00</updated><title type='text'>Rediscovery Of Adige Language’s Soul Will Rebring Humanity Freedom</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Languages were the representation of humanity at the begining. Nearly all languages except Adige language lost their nature. Languages are only groups of sounds and given meanings nowadays and in history. When languages lost their representation power of humanity human beings created religions to represent themselves but this created only violence and terror for humanity. Language is not only for communicaton at the same time it is for representing and sharing  our humanities. If we can represent ourselves&lt;br /&gt;    Let us have a look to Adige Language. Adiges are North Caucassia’s autochthonous people. Adiges have a language in which  every sound has a deep meaning. If you browse in Adige Culture you see  the humanity’s mathematical elements. Adige words represent Adige-humanbeing’s soul’s pysical shape in the world.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TZIXU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;    Let us begin our word journey from  the word which is translated into English as “human being”. If you ask someone what human being is, he will say many things but he will not give the real meaning. Human being differs from other creatures but what makes him different is not clear in languages. Only learned knowledge is expressed when given its meaning. On the other hand,  in Adige Language  human being’s equivalent  “tzıxu” means “the being who has awareness and whose life depends of awareness”. The word etymologically means “ the creature which is aware of the process of the universe and who has the ability  of expressing it ,and whose life depends on this”.&lt;br /&gt;    Only clarity makes human being  feel happy in reality. If something contains a little doubt human being doesn’t feel happy in reality. Our nature necessitates understanding  and understanding makes us feel happy. Human being’s nature is represented clearly by the word “tzıxu”. If someone is aware of that he is a tzıxu, he is aware of his natures necessity.&lt;br /&gt;    Everyone has a superior value which shapes his life. This value is the core of the person’s being. Without the conciousness of being a tzıxu a human being does not reveal real himself at any time. If someone acceps something without the conciousness of being a tzıxu that thing is not a real part of him.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;How does a tzıxu think? How does something becomes our part? How do we build ourselves?...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;A tzıxu thinks with his godlike ability  as a tzıxu. In every language except Adige language  if you consider “thinking”  you consider your head. On the other hand in Adige Language if you consider “thinking” you consider your heart.&lt;br /&gt;    What are the differences of these thinkings?...”Gupşşısen” is the word which is translated as “to think”. Gupşşısen means “evaluating with the godlike awareness and make the thing part of thyself”. The limit of the heart is not narrowed by the universe. This thinking is inside and above the universe. You can sense God only by “gupşşıse”. You feel God is positive, good, respectful. You see God’s real vision but you can not express it by the universal phenomenon. Thinking is limited by the universe. It can not reach out of the universe. It can understand all the phenomenon of the universe. Thinking never reaches the real God. It compares everything to universal elements. Brain supposes that there is a God but gupşşısen’s eyes touch God.&lt;br /&gt;    Gupşşısen builds humanity of the person and thinking builds the path for  it in the universe. Gupşşısen is aware of every concept of godlike-humanity. A child’s gupşşısen’s and an adult’s gupşşısen’s awareness are same. An adult’s being differs because he used his  gupşşısen ability and built himself much more.&lt;br /&gt;    A human being uses both thinking an gupşşısen at the same time. In other words people have two thinking centers inside them. One is their heart and the other is their brain. Brain is the universal processor. Heart is godlike processor. Brain is the mechanical part of human being just like a body’s hands. When we experience something we use our brain as our hands to get it. Everything we get becomes our part. If we add the experienced thing in a wrong way to us, it does not become our real part and our human body aches. Human being is like a building. Its achitect is heart. Its engineer is brain. Brain depends on heart heart depends on God. If the engineer makes mistake the building becomes perishable.&lt;br /&gt;          If a human being is not aware of his architect  he cannot build a real building. His structure becomes only a sand castle. In short, we build ourselves by experiencing the universe by the sense of God or gupşşısen.&lt;br /&gt;Accepting Values&lt;br /&gt;If you do not have awareness about what you live, you are the slave of that thing. If you are a slave you do not have a value of yourself.&lt;br /&gt;    A human being should accep the thing he lives by knowing that he is a tzıxu. If he loses control of  the things what he lives he can not build a real human-building of his.  If any idea demands you to hand in all of your control to it, it is your real enemy. For exeple if you believe in a religion and if it demands all control, it will not give you any humanish value. You will be only a slave of it. Most religions demand all the control..Brain gives God universal values. Brain-god is an imaginary god who has human values. He gets angry, he forgives, he is hot, he is cold, he has his community....But heart sees the real God. It does ndt draw a picture. It feels you positiveness.&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold; "&gt; 20.12.2008 Saturday &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;Note: It is not finished&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-1529038651444103324?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/1529038651444103324/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=1529038651444103324' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1529038651444103324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1529038651444103324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/12/rediscovery-of-adige-languages-soul.html' title='Rediscovery Of Adige Language’s Soul Will Rebring Humanity Freedom'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-2676427855067424357</id><published>2008-10-09T16:23:00.003+03:00</published><updated>2009-03-10T17:34:39.870+02:00</updated><title type='text'>Kutsal</title><content type='html'>Başkaları çalışırken&lt;br /&gt;Biz acımızı kutsadık.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Unuttuk&lt;br /&gt;Acıdan kutsal olmaz&lt;br /&gt;Ancak&lt;br /&gt;Kutsal olan acı çeker&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Kutsalımızı kaybettik&lt;br /&gt;09.10.2008&lt;br /&gt;Perşembe&lt;div&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-2676427855067424357?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/2676427855067424357/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=2676427855067424357' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2676427855067424357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2676427855067424357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/10/kutsal.html' title='Kutsal'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-4368301400496755395</id><published>2008-09-20T23:00:00.000+03:00</published><updated>2008-09-20T23:01:00.160+03:00</updated><title type='text'>Saxoplher Adıgexem. Yağase</title><content type='html'>Saxoplher Adıgexem.&lt;br /&gt;Yağase tzık'uxem soplhır.&lt;br /&gt;Awe Adıgew zri yaxeslhağuekhım...&lt;br /&gt;Di lhep'khır mı oxu bzacem dawe khéğala xhunu...&lt;br /&gt;Oxum yi naxhıç'er araşşi di tzıxuxerdf'ojér...&lt;br /&gt;Adıgağer yaf'ezıguerejkhım... Adıgağer zeyınşedıdeşş...&lt;br /&gt;&lt;a name="6"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://adigebze.new-forum.net/profile.forum?mode=viewprofile&amp;amp;u=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://adigebze.new-forum.net/msg.forum?mode=post&amp;amp;u=1"&gt;&lt;/a&gt;29.12.2007&lt;br /&gt;&lt;a href="http://adigebze.new-forum.net/profile.forum?mode=email&amp;amp;u=1"&gt;&lt;/a&gt;marğuşş vezir&lt;br /&gt;&lt;a href="http://siadigebze.com/" target="_userwww"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-4368301400496755395?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/4368301400496755395/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=4368301400496755395' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4368301400496755395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4368301400496755395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/09/saxoplher-adgexem-yaase.html' title='Saxoplher Adıgexem. Yağase'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-7585864660977418463</id><published>2008-09-20T22:58:00.000+03:00</published><updated>2008-09-20T22:59:30.164+03:00</updated><title type='text'>Adıgem ya psıner fş'ere?</title><content type='html'>Adıge lhep'khır adréxem yaxez'etıç'ır yigupşşıseraşş. Adıge tzıxur zergupşşıser yiguraşş. Adıgebzeri gum khış'ej zı psıneşş. Adıgebzer şşıl'am dé a psınerğuijınuşş. A psıner şşığuam déyi Adıger ş'ınalhemtéç'ijınuşş...Mis mıraşş de di guzeveğuer. Pselhennaxh oxu zimıexem Adıgağem zri khıxalhefınkhım...Adıgem dipsıner meğu... Lho ar ğume mo di ş'eblerkhızerıdğeç'ijınur... Psı yanemısme axer téğuç'ınuşş ş'ınalhem...&lt;br /&gt;29.12.2007&lt;br /&gt;marğuşş vezir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-7585864660977418463?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/7585864660977418463/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=7585864660977418463' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7585864660977418463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7585864660977418463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/09/adgem-ya-psner-fere.html' title='Adıgem ya psıner fş&apos;ere?'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8017037467255241300</id><published>2008-09-20T22:57:00.000+03:00</published><updated>2008-09-20T22:58:14.586+03:00</updated><title type='text'>LHAĞUNIĞE</title><content type='html'>Sıt lhağunığer? Khiç'ır sıt?.....Fıt'ısu fédaueme khıvjienşş Adıgebzem.Adıgebzeç'e zı tzıxum f'ıwe wuzolhağur şşıjév'am dé adrébzexem kham'uate kuedi dıjıv'a mexhur. Adıgebzeç'e lhağunığew tzıxum, Them, pemış'uwi şşı'ağexem xuep'uete lhağunığem pılhır, yi khéjjap'er zışş. Psori tzıxunımre tzıxunır ş'enığew khağelheğuenımreşş zepxar. Zı guerem şşhe f'ıwe solhağur şşıjıp'am dé zıxujıp'ar zerıp'tzıxur, mı bıtzıxuu şşıtırzerıf'ır, abı f'ıç'e zerızıxuebğazar, abı f'ı khızerpıç'ınır zerıplhıterkhep'ueta mexhur.Araşşi dibzer tzıxuğeç'e lheşşu şşıtşş. Tzıxuğeri ş'enığeşş.&lt;br /&gt;29.12.2007&lt;br /&gt;marğuşş vezir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8017037467255241300?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8017037467255241300/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8017037467255241300' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8017037467255241300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8017037467255241300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/09/lhaunie.html' title='LHAĞUNIĞE'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-4299628922780580755</id><published>2008-06-30T23:29:00.001+03:00</published><updated>2008-06-30T23:31:46.908+03:00</updated><title type='text'>ADIGEBZENİN GÜCÜ</title><content type='html'>“””Adıgebze gibi insanlık tarihi kadar tecrübesi olduğunu düşündüğümüz bir dilin (gücün) kendi rahatsızlığını teşhis etme ve reçetesini yazma bilgisi””” var mı sorusu üzerinde en çok düşünülmesi ve gereken sorudur.&lt;br /&gt;Adıgecenin gücü ve önemi nedir insanlık açısından acaba?...&lt;br /&gt;Adıgece birçok öğretinin ve dinlerin ulaşamadığı “gerçek insan olma” felsefesini dikkatli gözlere farkettiren bir dildir. İnsanı ayrıcalıklı kılan, insan olmayı düşüncesi ve yaşantısı ile sergilemesidir. Düşünce ve yaşantı ne kadar paralelse insan olma değeri o ölçüde yüksektir. Adıge dili ve Adıge yaşamı 20. yy’ın ilk çeyreğine kadar birbirine paralelken bu zaman diliminden sonra düşünce/dil aynı kalırken yaşam düşünceden uzaklaşmıştır. Başka bir deyişle insanlık kalitemiz düşmeye başlamıştır. Son zamanlarda daha da dibe vurmuştur. Bugün bize hiçbirşey başartmayan durum dibe vurmuşluğumuzdur.&lt;br /&gt;----Bugün tüm insanlığın cevabını aradığı “niçin yeryüzündeyiz” sorusunun cevabı Adıgecede çok basit ve nettir. Adıgecede yeryüzü ş’ıgu demektir. Ş’ıgu, kelimesini biraz hissetmek veya üzerinde durmak yeterlidir. Ş’ıgu denince şu anlamlar hissedilir= eylemselleştirme yeri ve kendine yenileme yeri. Şu bir gerçektir ki insanın doğasında bütün evren bilgisi mevcuttur. İnsan birşeyi deneyimleyince/eylemselleştirince varolan bilgiyi somut yaşama dönüştürmüş olur. Yani bilgiyi kendine yenilemiş olur.&lt;br /&gt;Yeryüzü, insan doğasındaki bilgileri eylemleştirme yeridir.&lt;br /&gt;Adıge folklorü insanın yeryüzüne çiftler halinde inişi, insan olmaya saygı, insan olmayı kutlama elementlerinden oluşur…&lt;br /&gt;Adıgelerde hayat birleştirme ile ilgili tüm terimler başlı başına mükemmel bir matematiksel düzlemde sıralanmıştır.&lt;br /&gt;Yeryüzündeki diller içinde “duru ve gerçek” sevgiyi en çok ifade eden dil Adıgece/Abhazca’dır.----&lt;br /&gt;Yukarıdaki dört örnek dilin gücü ile ilgilidir. Peki bu kadar güçlü bir felsefeye sahip bir dili kemiren ve zayıflatan nedenler nelerdir?&lt;br /&gt;Yeryüzündeki halkların geneli beyin merkezli düşünürken Adıge halkı yürek merkezli düşünür. Adıge olan ve Adıgece bilen birine neresinin düşünce merkezi olduğu sorulursa tereddütsüz olarak yüreğini işaret eder. Beyin merkezli olarak ortaya konan herşey Adıge insanı için yavandır. Buna din dahildir ilk başta. Daha sonra beyin merkezli genel toplum ve beyin merkezli anlayışla bireyleri yetiştirme gerekliliği inancı gelir.&lt;br /&gt;Adıge insanı için birşeyi yaşamak ya da hayat tarzına dönüştürmek için o şeyi sevmek gerektir. Adıgece sevmek demek sevgiye sözkonusu olanı bütünüyle algılamak, algıladığının olumluluğunu görmek ve ona pozitif konumlanmaktır. Yani gerekçeler ve özgür iradeye bağlılık sözkonusudur eylemlerde. Ancak beyin merkezli dinde insanın özgür iradesi yoktur. Beyin merkezli anlayışın dini hiçleşmeyle yücelme olduğunu iddia ederken Adıgece insandaki özgür irade ile yukarıdaki şekildeki sevgiden kaynaklı eylemleri yüceltir. Bu anlayış Adıgeyi daha baştan afaroz eder. Mutlak iyi ve barışın Tanrısının dışında kalmak istemeyen Adıge ise beyin ve yürek tanrısı çelişkisinde bir yaşam sürer.&lt;br /&gt;Adıgecenin gücünden kaçmak ve hayata Adıgece bakmamak tüm sorunun kaynağıdır. Önce gücü keşfetmek lazımdır. Peki güç nasıl keşfedilecek: Oturup kendini dinlemeli. İnsan öncelikle sevinç duyarak yaşamayı arzular. Peki insan nasıl yakalar sevinci; doğasındaki ihtiyacı karşılayarak. Doğasındaki ihtiyaç nedir; farkındalıkla hayatın/yeryüzünün parçası olmak yani “tzıxu=insan” olmak… Adıgeceye soralım bakalım tzıxu nedir; farkındalıkla hayatın içinde olan demektir. Tzıxu olduğunu farketmeden tzıxu gibi geleceğini belirlemek ütopyadır.&lt;br /&gt;….&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;30.06.2008&lt;br /&gt;Pazartesi&lt;br /&gt;23:27&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-4299628922780580755?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/4299628922780580755/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=4299628922780580755' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4299628922780580755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4299628922780580755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/06/adigebzenin-gc.html' title='ADIGEBZENİN GÜCÜ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-2749817461132695677</id><published>2008-06-16T11:56:00.002+03:00</published><updated>2009-03-10T17:37:54.131+02:00</updated><title type='text'>ADIGE, ADIGE DİLİ VE  DİN</title><content type='html'>Adıge insanının düşünce merkezi beyni değil yüreğidir. Ama malesef dini yorumlayanlar ve bize sunanlar genelde beyin merkezli dini yorumlayanlardır.&lt;br /&gt;Dinin işlevi insanın özgürlüğünü sağlayarak kendi isteğiyle Yaratıcı ve diğer insanlarla sevgiye dayalı bir ilişki kurmaya yardımcı olmak olmalı iken kesinlikle din bundan uzaklaştırılmıştır. Şu anda bize sunulan veya dayatılan din anlayışı insan doğasına aykırıdır.&lt;br /&gt;Kavramların içleri o kadar boşaltılmıştır ki en sevimli kavramlar artık insanı kemiren ve özgürlüğünü elinden alan kavramlara dönüşüvermişlerdir. Referansa dayanmadan ya da icazet almadan dini yaşamak imkansız bir haldedir şu anda.&lt;br /&gt;Şimdi dine Adıge bakış açısı ile bakalım:&lt;br /&gt;Adıge insanının düşünce merkezinin yürek olması ne demektir ve yürek nedir?&lt;br /&gt;Adıgecede düşünme “gupşşıse” demektir. Ortalama bir Adıge insanına “düşünmek nerde gerçekleşir” denirse yüreğini işaret edecektir. Enteresandır ki bu başka dillerde böyle değildir. Ben Adıgecenin ilk yaratılıştan beri süregelen tanrısallığını kısmen de olsa halen koruduğunu iddia ediyorum. Gupşşısen kelimesini etimolojik olorak incelerseniz “yürek=gu” ile “değerlendirip=pşşı” “kendin(ben)leştirmek=se” anlamı çıkar. “Yürek” anlamındaki “gu” sözcüğü “merkez nokta=özün olduğu yer=tanrısallığın olduğu yer” anlamına gelir. Demek ki insanda tanrısal kavrayışın merkezi gu=yürektir(“..Ben insanlara kendi ruhumdun üfledim”i hatırlayınız.).&lt;br /&gt;Yürekle beynin farkı nedir peki?... Adıgece “beyin=kafa”nın karşılığı “şşhe” dır. İncelersek: “he” eylemlilik=evren “şş” olduğu=bulunduğu yer; yani, işlem ve uygulama, tasarmala yeri. Beyinin fonksiyonu evrenle ve işleyişle sınırlıdır. Evrenin ötesini  ve Yaratıcıyı kavrayamaz. Beyin bir şeyi kavrarken evrendeki işleyiş bilgilerini kullanır ve evrende bulunan varlıklarla paralellik kurarak kavrar. İşte, din anlayışının sakat temeller üzerinde yükselmesi bu noktada başlar. Yürek ise evreni kavradığı gibi evrenden bağımsız olan Yaratıcıyı da kavrar. Yürek beyinin yaptığı gibi çizerek veya benzeterek kavramaz. Varlıkların asıl doğaları direk algılar.&lt;br /&gt;Şu andaki din anlayışında Yaratıcı, evrensel olaylarla ve işleyişle açıklanmaya çalışılmış ve açıklanabildiği zannedilmektedir. Oysa ki beynin ulaştığı son nokta mükemmel bir şekilde işleyen bir evren ve bu işleyişin mükemmelliğidir. Yaratıcı varsayım veya peşin kabuldür. Bir şey açıklanmaya çalışılırken hep evrensel olaylardaki işleyişe uydurmak zaruriyetinden dolayı  Yaratıcı, insanın işleyişi düzeyine indirgenmiş ve “insan özelliğinde tanrı” yaratılıvermiştir. Bu kısaca Yaratıcı yerine imgeye tapınmaktır. Dini terimle “put”a tapınmaktır. Put da bir imge veya simgedir. Önceki devirlerde somut imge olan “put” artık soyut bir imgedir. Yaratıcı(sanılan imge) insan özellikleri taşır; kızar, kıskanır, cinsiyetleri ayırır, erkek gibi düşünür, ayırım yapar, yakar, bazı şeylere kızar(yaşlı bir adam gibi) ona rağmen yapılır, kendi cemaatı vardır(müslümanlara göre müslüman hristiyanlara  göre hristiyan)…Bu liste daha da uzatılabilir… Ama yürek tanrısal farkındalık özelliğinden dolayı Yaratıcıyı olduğu gibi algılar. Gu ile düşünülen Adıgecede The(Yaratıcı) kavramı “he= işleyiş=evren”in idare edicisi=üstünde(dışında)ki demektir. Yaratıcıyı bir şeye benzetemezsiniz. Sadece onu algılarsınız ve algıladığınızın ise “iyi” olduğunu hissedersiniz.&lt;br /&gt;Adıge din anlayışındaki esas “sevgi”dir. Ancak sevgi de genel dünya anlayışında en çok dejenere edilen kavramlardandır. Adıgecedeki sevgi kesinlikle; peşinen kabul etmek, sevilen şey karşısında kendinden geçmek, hoş hissetmek v.s. değildir. Adıgecede sevmek üç aşamalı, bilinçli ve özgür bir eylemdir. Sevmek=f’ıwe lhağun: 1-İlk aşama olarak netçe(iyice) görmek, farkında olmak ve 2- netçe(iyice) görülen, farkında olunan şeyin iyi(olumlu=pozitif) olduğunun ayırımına varmak, ve 3-iyi olduğuna karar verilen şeyden gelenlere pozitif olarak konumlanmak… Bir insanı da, bir olguyu da, Yaratıcıyı da o şekilde sever bir Adıge. Bir Adıgenin sevgisi bu yüzden sadece bir “ifade”  değil bir “bilinçli eylemliliktir”.&lt;br /&gt;Şu andaki din anlayışı peşin kabulleri esas aldığı için Adıge düşüncesi ile zıttır. Adıgecede anlamak sözcüğü ilginçtir. Anlamak “gurıuen”=anlamak: yürekle konuşmak=tanrısal farkındalıklıkla bir şeyi ifade etmek…  “karşılıklı birbirini anlamak”= “zegurıuen”: yüreklerle (tanrısal farkındalıklarla) aynı şeyi ifade etmek…&lt;br /&gt;“Dinin işlevi insanın özgürlüğünü sağlayarak kendi isteğiyle Yaratıcı ve diğer insanlarla sevgiye dayalı bir ilişki kurmaya yardımcı olmak olmalı” demiştim. Şu andaki din anlayışı insanın özgürlüğünü elinden almakla kalmamış insanları yönlendiren, sevgisiz, çıkarcı ve ruhları sömüren bir rotada kendisini şiddete dayalı olarak savunan bir ortama neden olmuştur. Din yerine adeta bir ticari hesap ve matematiksel işlemler mevcuttur. Sevgi peşinen kabul etmek demektir, herkes imgesel tanrının egemenliği için şiddete dahi başvurabilir… Sonuçlar; canlı bombalar, birbirinin hayatına müdahaleler, sevgi yerine şiddet yaratan din mensupları. Ve öyle bir hale geldi ki espiriyi de bilimi de vareden Yaratıcı espiri ve bilimden anlamayan sıkıcı bir ihtiyar haline sokuldu..&lt;br /&gt;SONUÇ:&lt;br /&gt;İnsanın doğası aydınlığı sever. Yaratıcı kendi kutsal kitabında evrensel imgelerden sadece “ışığa” kendisini benzetir. Yaratıcının savunulmasına gerek yoktur. Kimse onun adına bize tavsiyelerde bulunamaz. Farkındalıktan kaynaklanan sevgi taşımayan hiçbir sevgi gerçekte sevgi değildir. Yeryüzünde bulunuş amacı yürekteki Tanrısal farkındalıkla insan olmayı yaşamak ve iyiyi paylaşmak içindir…Adıge insanı yetişme tarzı gereği ve özünde taşıdığı değerlerden dolayı bunlara yatkındır.&lt;br /&gt;Adıge insanını farklı kılan, birilerini referans almadan veya birilerinden icazet almadan  yüreği ile düşünebilmeyi kültürleştirebilmesidir. Ancak üzülerek görüyorum ki  asimilasyondan dolayı bu özelliğimizi maalesef yitiriyor olmalıyız ki beyin merkezli dar çerçeveli yaklaşımları artık sık sık camiamızın tartışma platformlarında görüyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Marğuşş Vezir Savrum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;28.05.08 ç.ba 21:35&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-2749817461132695677?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/2749817461132695677/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=2749817461132695677' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2749817461132695677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2749817461132695677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/06/adige-adige-dili-ve-din_16.html' title='ADIGE, ADIGE DİLİ VE  DİN'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-2866308031574174690</id><published>2008-06-16T11:52:00.002+03:00</published><updated>2008-06-16T11:55:17.863+03:00</updated><title type='text'>Şu Guşef’in yaptığına bak!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/dernekler/hbr_resim/ankara/zafer_sürer.JPG"&gt;&lt;img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/dernekler/hbr_resim/ankara/zafer_sürer.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ne çok gereksiz tartışmalar yaşar dururuz; anayurda dönüş konusunda. Bir avuç insan “söz dağarcığımızla ne çok vatan kurtarırız. Oysa hiç düşünmeyiz, kendini kurtaramayanın vatan kurtaramayacağını da.&lt;br /&gt;Elbette, uzaktan vatan kurtarmak, bütün Kafkasya’yı birleştirmek daha kolaydır. Bizler de işin kolayı varken zoruna hiç kalkışmıyoruz.(!) Bir düşünsenize, kalk, işini gücünü bırak, rahatını boz, akrabalarını diasporada bırak, onların özlemiyle yaşamaya çalış, bu arada da kendin için bir yeni yaşam kurmanın peşine düş… Olacak şey değil… Yok yok bana göre değil bunlar… “Orda bir xeky var uzakta, gitmesek de, sevmesek de, (uzaktan sevsek de), o xeky bizim xekymızdıııırrrrrrr.” İşte şimdi oldu… Böylesi daha anlamlı… Sonra ben yönü anavatana dönük “ANKARA XACE”nin üyesiyim. Daha ne yapılabilir ki?!!… diye düşünürken, Guşef bütün uzaktan sevme eylemlerimi baltalayan bir eylem planladı… Planla kalsa iyi, bu da bizden, bu da benim gibi teorik dönüşçü diyeceğim.&lt;br /&gt;Ankara Kafkas Derneği’nde olup da Guşef’i tanımayan yoktur sanırım. O, her çalışmanın içinde olurdu. Güler yüzüyle, bizim gibi “sürgün bozkırı suratlı” amcalarına, dayılarına yaşama sevincini hatırlatırdı. Akıllı, uslu duran bir Adıge kızını kim sevmez, bizler de onunla gurur duyardık. Bir süre “ayaklarıyla düşünmeyi” denedi… Kafkas Halk Dansları ile ilgilendi. Ankara Kafkas Derneği’nin Çocuk ekibinin yıldızlarından oldu, karanlığımıza ışık tuttu bütün çocuklar gibi…&lt;br /&gt;Şimdi ise “Şu Guşef’in yaptığına bak!” şaşkınlığı ve laf aramızda kızgınlığı içindeyim. Bir yaşından beri tanırım Guşef’i. Her karşılaşmam da “İyi günler Zafer amca” derdi bana. Bir yıldır görmüyordum. Duydum annesini de alıp Adıgey’e gitmiş. Babasıyla karşılaşınca “ne yaptın sen!” diye kızgınlıkla baktım yüzüne… Sadece, “Biz böyle düşündük” dedi…&lt;br /&gt;Yine de bir umut taşıyıp durdum içimde; nasıl olsa sıkılıp geri gelir, bize de hayal kırıklığı yaşatmaz, diye. Bir düşünsenize bunca yaşını başını almış insanın geliştirdiği “teorik dönüş” düşüncemizi 12 yaşında bir Adıge kızı pratiğe çevirip bizi rezil ediyor(!).&lt;br /&gt;Evet, doğru yazdım, Guşef 12 yaşında. Bir yıl önce Adıgey’e gitti annesini de alarak. Aradan bir yıl geçti… İki gün önce evimizin kapı zili çaldı, misafir beklemediğimiz için merakla açtım kapıyı. Guşef tatile gelmiş… “ wi mafe ş’ıwe” dedi bana, “iyi günler” yerine. Oysa ben onun “dobre din” demesini bekliyordum. Buna da hazırlıklı sayılırdım Murat Papşu hocam sayesinde…&lt;br /&gt;“Dobre din” demeyi de biliyormuş fakat benim gibi Adıgece öğreten birine Rusça selam vermek xabzeye uymazmış. “wi mafe ş’ıwe” dedim, Guşef Adıgece konuşmaya devam etti. Hem de geçen yıl Ankara Kafkas Derneği’nde dil kursuna katılan annesinden daha iyi konuşuyordu.&lt;br /&gt;Sonra, bana inat, ışıl ışıl parlıyordu gözleri. Daha da kötüsü, benim de bir yıl uğraşmama rağmen hiçbir şey öğrenemediğim Rusça’yı da çözmüş, yazıyordu.&lt;br /&gt;Guşef’e olan kızgınlıklarım yavaş yavaş kıskançlık krizlerine dönüşmeye başladı şimdiden.&lt;br /&gt;Şu Guşef’in yaptığına bakın bir….&lt;br /&gt;Sürgün günü kaleme aldığım kısa, Adıgece bir metin ekliyorum yazımın sonuna. Guşef’e benim de bir şeyler yapabildiğimi kanıtı olsun diye. Dedim ya kıskançlık krizlerim tuttu(!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Нобэщ А Махуэр...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Щ1эфлъэщ1ык1 фи нэпсыр... Щыгъуэным фык1эрык1 мыбы атк1э... Фыкъызэф1эувэж Нарт шу гуп щ1ык1эу...&lt;br /&gt;Къэсакъэ а махуэр... Къэсащ... къэсащ дэ дызхуэмей псэук1эм пэувыгъуэ махуэр...&lt;br /&gt;1урц1эл иращ1ыж, Адыгъэ бзылхугъэм анэдэлхубзэр... Хъуэхъубжжьэм ибзэр Адыгэбзэу къыщыребзэрэбзэж хамэ щ1ыгуми...&lt;br /&gt;Нобэ щщ1ыредзэж гук1э хэкум къыщалхуа хэхэс щэблэм зыкъиэту... Зыкъыщыре1этыжзакъуэ... Ящ1э абы и лъэкъуит1ым як1ун хуей гъуэгур, зыдэк1уэн щ1ыналъэр...&lt;br /&gt;Нобэщ а махуэр... Щ1эфлъэщ1ык1 нэрсыр...&lt;br /&gt;Ежьэжыгъуэщ!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Щ1эжьокъуэ Зафэр&lt;br /&gt;Накъыгъэм и 21 м, 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK:&lt;a href="http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/toplumsal/2008/130608_gusef.htm"&gt;http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/toplumsal/2008/130608_gusef.htm&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-2866308031574174690?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/2866308031574174690/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=2866308031574174690' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2866308031574174690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2866308031574174690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/06/u-guefin-yaptna-bak.html' title='Şu Guşef’in yaptığına bak!...'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8053193388519817635</id><published>2008-05-19T17:34:00.004+03:00</published><updated>2008-10-04T21:38:41.095+03:00</updated><title type='text'>Сигур си1эщэу</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/SDGQYOYDhKI/AAAAAAAAACM/xsxALoSKtb8/s1600-h/Ð¡Ð¸Ð³ÑƒÑ€+ÑÐ¸1ÑÑ‰ÑÑƒ.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202097790439883938" style="CURSOR: hand" height="250" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/SDGQYOYDhKI/AAAAAAAAACM/xsxALoSKtb8/s200/%D0%A1%D0%B8%D0%B3%D1%83%D1%80+%D1%81%D0%B81%D1%8D%D1%89%D1%8D%D1%83.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8053193388519817635?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8053193388519817635/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8053193388519817635' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8053193388519817635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8053193388519817635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/05/1.html' title='Сигур си1эщэу'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/SDGQYOYDhKI/AAAAAAAAACM/xsxALoSKtb8/s72-c/%D0%A1%D0%B8%D0%B3%D1%83%D1%80+%D1%81%D0%B81%D1%8D%D1%89%D1%8D%D1%83.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-9148296440281921150</id><published>2008-05-18T17:44:00.005+03:00</published><updated>2008-06-16T11:33:00.090+03:00</updated><title type='text'>YRİKHUNŞŞ DIZERŞŞIĞUAR! йрикъунщ дызэрщыгъуар</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos-b.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v250/9/3/559309577/n559309577_402345_4442.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos-b.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v250/9/3/559309577/n559309577_402345_4442.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;YRİKHUNŞŞ DIZERŞŞIĞUAR!&lt;br /&gt;ADIGEM DŞŞIĞUPŞŞENUKHIM KHITŞŞIŞ'AR AWE DIŞŞIĞUENUKHIM.&lt;br /&gt;ŞŞIĞUEM KHİH ŞŞIEKHIM. DILEJJENUŞŞ, F'IR MIPXUEDEW ZIXUEDĞEFEŞŞENURE A FAŞŞER ZŞŞIT'T'EĞENUŞŞ.&lt;br /&gt;ЙРИКЪУНЩ ДЫЗЭРЩЫГЪУАР!&lt;br /&gt;Адыгэм дщыгъупщэнукъым къытщыщар. Ауэ дыщыгъуэнукъым. Щыгъуэм къихь щы1экъым. Дылэжьэнущ. Ф1ыр мыпхуэдэу зыхуэдгъэфэщэнурэ а фащэр зщыт1т1вгъэнущ&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-9148296440281921150?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/9148296440281921150/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=9148296440281921150' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/9148296440281921150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/9148296440281921150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/05/yrikhun-dizeriuar.html' title='YRİKHUNŞŞ DIZERŞŞIĞUAR! йрикъунщ дызэрщыгъуар'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-4761342207679279096</id><published>2008-05-04T23:56:00.001+03:00</published><updated>2008-05-04T23:58:22.637+03:00</updated><title type='text'>Adighabza dhyll - Apequa Aslan</title><content type='html'>&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/ce_aper_adigha-uruss_surate_aerbsaller?mode=embed&amp;amp;documentId=080504175153-ebb131a6fddd41b7858fbb03249d78bc&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/ce_aper_adigha-uruss_surate_aerbsaller?mode=embed&amp;amp;documentId=080504175153-ebb131a6fddd41b7858fbb03249d78bc&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/ce_syper_adigha_alphabet?mode=embed&amp;amp;documentId=080504194855-c6a6b51988544077a4c64516e9a0a959&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/ce_syper_adigha_alphabet?mode=embed&amp;amp;documentId=080504194855-c6a6b51988544077a4c64516e9a0a959&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-4761342207679279096?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/4761342207679279096/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=4761342207679279096' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4761342207679279096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4761342207679279096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/05/adighabza-dhyll-apequa-aslan.html' title='Adighabza dhyll - Apequa Aslan'/><author><name>Aslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12653521878995430661</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-4055445109130843287</id><published>2008-05-01T13:02:00.005+03:00</published><updated>2008-05-05T00:03:28.721+03:00</updated><title type='text'>Adighabza dhyll - Apequa Aslan</title><content type='html'>&lt;a href="http://issuu.com/hattouey"&gt;http://issuu.com/hattouey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/adigha-engle.bsalago?mode=embed&amp;amp;documentId=080501092520-3fdfaad0710a41bba531298555dfdc6d&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/adigha-engle.bsalago?mode=embed&amp;amp;documentId=080501092520-3fdfaad0710a41bba531298555dfdc6d&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/adigha-turk._pcealago?mode=embed&amp;amp;documentId=080501092854-1281ae54024f428e9a09dfa757f2a588&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/adigha-turk._pcealago?mode=embed&amp;amp;documentId=080501092854-1281ae54024f428e9a09dfa757f2a588&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/adigha-uruss.bsalago.dok?mode=embed&amp;amp;documentId=080501093159-306c1446d67847e1b72cc0c19dabf5ca&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/adigha-uruss.bsalago.dok?mode=embed&amp;amp;documentId=080501093159-306c1446d67847e1b72cc0c19dabf5ca&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/english-adigha_school_bsaller?mode=embed&amp;amp;documentId=080501093632-91fd858535054ca29c86cb54909496ee&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/english-adigha_school_bsaller?mode=embed&amp;amp;documentId=080501093632-91fd858535054ca29c86cb54909496ee&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://issuu.com/hattouey/docs/alphabet_tisk?mode=embed&amp;amp;documentId=080501094011-2425e399dd6b4c4bab3de684c4c9373e&amp;amp;layout=grey"&gt;http://issuu.com/hattouey/docs/alphabet_tisk?mode=embed&amp;amp;documentId=080501094011-2425e399dd6b4c4bab3de684c4c9373e&amp;amp;layout=grey&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-4055445109130843287?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/4055445109130843287/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=4055445109130843287' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4055445109130843287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/4055445109130843287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/05/adigha-dhyll.html' title='Adighabza dhyll - Apequa Aslan'/><author><name>Aslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12653521878995430661</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-7933094981024806605</id><published>2008-04-26T03:51:00.003+03:00</published><updated>2008-04-26T04:00:45.538+03:00</updated><title type='text'>СыволъэIу: фыкъэуш!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/SBJ-gBsBuqI/AAAAAAAAABw/CGR3UMIvcC0/s1600-h/clip_image001.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5193352408985615010" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/SBJ-gBsBuqI/AAAAAAAAABw/CGR3UMIvcC0/s200/clip_image001.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;КъБР-м                      &lt;br /&gt;И ПАРЛАМЕНТЫМРЭ ПРАВИТЕЛЬСТВЭМРЭ&lt;br /&gt;Я ГАЗЕТ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;СыволъэIу: фыкъэуш!&lt;br /&gt;Сэ Тыркум щыпсэу адыгэхэм сащыщщ. Сыхуейт сызыгъэгу&amp;shy;мэщI Iуэхугъуэм фыщызгъэгъуэзэну. Зы лъэпкъыр адрейм къыщхьэщызыгъэкIыр Iурылъ и бзэрщ, къыдекIуэкI и хабзэрщ. Зи бзэр къэзымыгъэсэбэпыж лъэпкъым и кIуэдыжыгъуэр къызэрысар нахуэщ. Хэхэс адыгэхэм ди бзэр зэрытIэщIэхур нэхъыбэу къызыхэкIыр абыкIэ дытхэфу дызэремысарщ. Нобэр къыздэсым зы тхыбзэ убзыхуа диIэкъым мыбы щыIэ адыгэхэм. Латин графикэм дытету дытхэу, деджэу десащи, кириллицэр гугъуу къытщохъу. Латин графикэр и лъабжьэу ди тхы&amp;shy;бзэр зы жыпхъэм тедгъэувэнымкIэ дызэрызэгу&amp;shy;ры&amp;shy;мы&amp;shy;Iуэм къыхэкIыу къетхьэжьэ сыт хуэдэ Iуэхури и пIэм икIыр&amp;shy;къым. Сэ сызэрегупсысымкIэ, хэхэс адыгэхэм зэкIэ нэхъ яфIэ&amp;shy;тыншу щыт латин графикэр къэдгъэсэбэпу ди тхыбзэм и Iуэхур зэрызэтедублэным иужь дитын хуейщ. Абы дыте&amp;shy;хьэрэ ди цIыхухэр зэ тхэн-еджэным едгъэсэфмэ, адэкIи бзэр нэхъ лъэщ зэрытщIыным дыхущIэкъунщ, апхуэдэу кирилли&amp;shy;цэми нэхъ тыншу дытехьэжыфыну къысщохъу. Хэхэс адыгэхэм мыпхуэдэу захуэзгъэзэну сыхуейт: «Ди лъэпкъым Iурылъ бзэмкIэ дымытхэфыныр пэжкъым. Ады&amp;shy;гэбзэкIэ дытхэу тлъагъуныр пщIыхьэпIэ дахэу къытщы&amp;shy;хъуу къекIуэкIащи, дыкъэвгъэуши, ар нахуапIэ зэры&amp;shy;т&amp;shy;щIыным дыхущIэвгъэкъу. Си гуапэ хъунут мы къыхэслъхьа Iуэхум фызэреплъыр, абы хэкIыпIэ хуэхъуну къэфлъытэр къыжыфIэу фыкъы&amp;shy;пэ&amp;shy;джэжамэ.&lt;br /&gt;Маргъущ Везир. Истамбыл&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıvolhe'u: fıkheuşh! Se Tırkum şıpseu adıgexem saşışş. Sıxuèyt sızığegu&amp;shy;meş' 'uexuğuem fışızğeğuezenu. Zı lhepkhır adrèym khışheşızığek'ır 'urılh yi bzerş, khıdèk'uek' yi xabzerş. Zi bzer khezımığesebepıjh lhepkhım yi k'uedıjhığuer khızerısar naxueş. Xexes adıgexem di bzer zerıt'eş'exur nexhıbeu khızıxek'ır abık'e dıtxefu dızerèmısarş. Nober khızdesım zı txıbze wıbzıxua di'ekhım mıbı şı'e adıgexem. Latin grafikem dıtètu dıtxeu, dèceu dèsaşi, kirillitser guğuu khıtşoxhu. Latin grafiker yi lhabjeu di txı&amp;shy;bzer zı jhıpxhem tèdğeuvenımk'e dızerızegu&amp;shy;rı&amp;shy;mı&amp;shy;'uem khıxek'ıu khètheje sıt xuede 'uexuri yi p'em yik'ır&amp;shy;khım. Se sızerègupsısımk'e, xexes adıgexem zek'e nexh yaf'e&amp;shy;tınşhu şıt latin grafiker khedğesebepu di txıbzem yi 'uexur zerızetèdublenım yiuj ditın xuèyş. Abı dıtè&amp;shy;here di ts'ıxuxer ze txen-ècenım yedğesefme, adek'i bzer nexh lheş zerıtş'ınım dıxuş'ekhunş, apxuedeu kirilli&amp;shy;tsemi nexh tınşhu dıtèhejhıfınu khısşoxhu. Xexes adıgexem mıpxuedeu zaxuezğezenu sıxuèyt: «Di lhepkhım 'urılh bzemk'e dımıtxefınır pejhkhım. Adı&amp;shy;gebzek'e dıtxeu tlhağunır pş'ıhep'e daxeu khıtşı&amp;shy;xhuu khèk'uek'aşi, dıkhevğeuşhi, ar naxuap'e zerı&amp;shy;t&amp;shy;ş'ınım dıxuş'evğekhu. Si guape xhunut mı khıxeslhha 'uexum fızerèplhır, abı xek'ıp'e xuexhunu kheflhıter khıjhıf'eu fıkhı&amp;shy;pe&amp;shy;cejhame.&lt;br /&gt;Marğuş Vèzir. Yİstambıl&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.adyghepsale.ru/archives009feb.htm"&gt;http://www.adyghepsale.ru/archives009feb.htm&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;КъБР-м&lt;br /&gt;И ПАРЛАМЕНТЫМРЭ ПРАВИТЕЛЬСТВЭМРЭ&lt;br /&gt;Я ГАЗЕТ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-7933094981024806605?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/7933094981024806605/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=7933094981024806605' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7933094981024806605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7933094981024806605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/i.html' title='СыволъэIу: фыкъэуш!'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/SBJ-gBsBuqI/AAAAAAAAABw/CGR3UMIvcC0/s72-c/clip_image001.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-7408321122280330890</id><published>2008-04-20T22:22:00.002+03:00</published><updated>2008-04-26T04:02:33.337+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Гупсэху</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Гупсэху&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Сыуф1ыц1ау синит1ыр&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Къыстесхау сигум инэхэр&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Сыкъофэр сэ къафэ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Сыкъыдофэ зы хъыджэбзым&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Инит1ым сигур ф1энауэ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Абы инэхэри&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Сэ къыстыригъэнауэ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Дыкъофэр зыпымычу.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Гъатхэр блок1, гъэмахуэр блок1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Бжьыхьэр блок1, ш1ымахуэр блок1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Гъэр зэблок1, гъэш1эр блок1.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Дезэшкъым, шхэ дхуекъым-ефэ дхуекъым.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ш1ы хъурер мыувы1эу зэрек1уэк1ым хуэдэу&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ди къафэри идогъэк1уэк1.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1эгур зэпычкъым,пшынауэр езэшкъым.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Удзып1ц1эшхуэм жылэр щызхэтщ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Тхьэмэдэжьхэр дожу пшынэм&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Абы псыр къыхыохьэж&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Губгъуэрысыр къыхыохьэж.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Сэ ц1ык1уу зыш1эздза къафэр&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Жьы схъуауи иухкъым.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Дыпык1ыфкъым дэ къафэм.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Дыпык1ыфкъым, дызпык1ыфкъым.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Дыкъош1элэж,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ди къафэр йок1уэк1.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09.08.1998&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Тхьэмахуэ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;маргъущ везир саврум &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-7408321122280330890?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/7408321122280330890/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=7408321122280330890' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7408321122280330890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7408321122280330890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/blog-post.html' title='Гупсэху'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-138684429247801147</id><published>2008-04-17T21:04:00.003+03:00</published><updated>2008-04-17T21:24:47.859+03:00</updated><title type='text'>YAŞLI ADIGE(!)NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</title><content type='html'>Zengin olduğu her hareketinden belliydi. En iyi bildiği şeyle varolmuştu. Çok kazanmak, çok yemek, çok şey almak... Ve yüzünde haketmediği bir Adıge yaşlısı görüntüsü de vardı söküp alınmayı hakeden...Asla ve asla mensubu olduğu halkı için hiçbirşey yapmamıştı... Ölümün kıyısındaydı ama insan olmaya çok yolu vardı lanet olasıcanın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-138684429247801147?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/138684429247801147/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=138684429247801147' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/138684429247801147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/138684429247801147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/yali-adigenin-dndrdkleri.html' title='YAŞLI ADIGE(!)NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-3631889561858188724</id><published>2008-04-08T21:23:00.000+03:00</published><updated>2008-04-08T21:24:24.338+03:00</updated><title type='text'>BİR DİL BİR İNSANDIR ! (İsmet Berkan)</title><content type='html'>5- 6 yıl öncesiydi, bulunduğum şehirde arabayı servis bakımına bıraktım çıkıyordum ki serviste çalışan hemşerim; "Bir-iki saat sonra almak için gelmiyecekmisin, başka işin yoksa gitme, işimden alıkoymasın hem haftasonu çok da yoğun sayılmam,  oturalım biraz sohbet edelim." dedi. Köylüm, çocukluktan sevdiğim arkadaşıma "Peki" dedim ve teklifini memnuniyetle  kabul ettim. Servisin  bekleme salonunda oturuyoruz, stantlarda servis çalışanları bir kaçta benim gibi müşteri var. Çay içerken, oradan-buradan kaberdeyce laflarken etraftan iş ortamının arasında konuşmaların konusu dikkatimi çekmişti: Arkadaşımla kaberdeyce konuşmalarımız arasında bir taraftanda ortamın konuşulanlarına kulak misafiri olduk bir süre konuşmaları dinledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense bende hep farklı dillerde konuşların ayrıcalığı vardır. Hiç kimseyi veya mesleği kıskanmam ama birden çok dil bilenler hep ilgimi çekmiştir ve biraz da  kıskanmışımdır. Bulunduğumuz ortamın da konusu lisan bilmekten,  farklı dilleri anlamak, konuşmak v.s. olunca da  ilgimi çekmemesi imkansızdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusal dillerden, kültürlerden derken  konuşmalarına kendimizi uzak hissetmediğim bir anda söze karışmak istedim ve  her zemin ve ortamda söylemekten çekinmediğim gibi  orada da gururlu bir ifadeyle “çerkes” olduğumuzu, çerkescenin de bir dil olduğunu "bir dil bir insandır" deyişini ortamın o anki densiz adamını hiç hesaba katmadan övünerek söyledim. Uzun iri-yarı ve elleri arkasında, ayakta ortada dolanan biri denirya üst perdeden konuşan insan tipi tam da öyle "aman canım çerkesce bilsen ne olur bilmesen ne olur, çerkesce bilen birine ben şimdi dil biliyor mu diyecem" dedi!!!Bir insan bu kadar net ve kısa bir cümleleyle kaşısındaki insanı bozabilir, şaşırdım çünkü hiç beklemediğim bir tepkiydi. Genel de alışkınızya hemen  öylemi çerkesmisiniz, bizim de var arkadaşımız veya komşumuz. Çerkesler şöyle iyidir böyle temizdir, dilleri, düğünleri değişik olur v.s. tipi övgülere ama bunun ki tam tersi olduğu gibi farklıydı söyleyiş tarzı aşağılayıcı hatta bir anda kışkırtıcı geldi bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne demek siz ne biçim konuşuyorsunuz diye tepki vermek üzereyken arkadaşımla gözgöze geldik, tanıyormusun kim bu adam? dedim...Kaberdeyce, servisin sahibi patronumuz boşver onun dediğini o luzumsuzun teki dedi.Arkadaşımın patronu da olsa, luzumsuzun teki de olsa söylediği bana çok ağır gelmişti cevap vermem lazımdı.Sizin için öyle olabilir ama bizim için öyle olmadığı, yine ısrarla bir dilin bir insan olduğu, her dilin kendi halkı içinde değerli ve korunmaya değer olduğunu ayrıca size de çerkesleri biraz daha yakından tanımanızı ve bu kadar aşağılamaya hakkınızın olmadığını hatırlatırım v.b. sözler söyledim ve ondan sonra neler söyledim ben de hatırlamıyorum. Açıkcası bir anda tepem atmıştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşımın boşver değmez sözleri de teselli etmedi, tepkimi de pek önemsediğini de sanmıyorum, hatta canım sizde dercesine söyliyeceğini söyledi ve başka tarafa yönelip gitti. Dedimya densizin tekiydi diye.Aramızda geçen bu konuşmaya ortamın içinden de kendi düşüncesini söyleyecek cesaretli biri, yani bana taraf kimse de çıkmadı. Hemşerimde çok bozuldu  patronunun öyle bir çıkış yapmasına bir anlam veremedi ama  sonuçta patronu… diğerlerine gelince bir tarafta patronları bir tarafta biraz sonra çıkıp gidecek bir müşteri, benden başka o anki ortamda çerkesce için patronla zıtlaşmaya kim cesaret edebilirdi ki hemşerimde dahil. Ayrıca özgür düşünce ortamları varmı ki konuşsunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa karşılaştığım birinin o anki  ortamında “çerkesce konuşan birine ben şimdi ona dil biliyor mu diyecem” demesi beni çok üzdü, üzerinden  kaç yıl geçmesine rağmen o günkü yenilmişlik hissimi unutmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi günlerde aramızda geçen bu konuşmaları kendi içimde tekrar değerlendirdim, düşündüm  ve bazı çerkes arkadaşlara da anlatıp sordum haklı tarafı var mı ki diye, bazıları da ne bekliyordun ki doğruyu söyledi diyenlerde oldu. Var mı bir bayrağın, var mı kabul görmüş ortak bir konuşma dilin, alfaben…yani ulus olamamanın verdiği ezikliklerdi bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepki göstersekte kabullenmek zor da olsa bunlar gerçeklerimizdi. Gerçeklerimizle yüzleşmek istemiyoruz, gerçeklerimizi  hatırlatsınlar hiç istemiyoruz. Kabullenemediğimiz gerçeklerimizi değiştirmek için  radikal çalışmalar yok kararlar hiç yok. Günü kurtarma adına pasif kişisel tepkiler ötesinde elde-avuçta hiçbir şey yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çerkesce için anlattığım kişi gibi düşünenler olsada, sonu bazen böyle yenilmişlik hissi versede yinede her ortam ve zeminde yeri geldikçe her dil kendi halkı içinde değerli olup, korunmaya veya desteğe layıktır demeye devam edeceğiz. Tabi bu dili konuşanlar olduğu sürece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çerkesce hakkında olumsuz, değersiz düşünen o adamın benim tepkim karşısında   umursamamış görünsede; ogünden sonra çerkesce dendimi yine böyle bir tepkiyle karşılaşabileceğini,  o denli aşağılayıcı konuşmalarına son vermesi için caydırıcı olduğumu, kalıcı bir tepki oluşturduğumu umuyorum. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Geçmiş yıllarda gazetenin birinde köşe yazarı “Çerkesce diye bir dil yok”(*) diye yazmıştı, galiba çerkescenin varlığını küçümseyenler kadar olmadığına ciddi ciddi inanlar da yok değil. Bütün kafkas halklarına genel olarak çerkes denmesi çerkescenin de sembolik olarak varlığını sürdüyor olması belki de böyle yanılgılara, yorumlara sebep oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür haberler basında çıkınca da  kınamaktan öteye gitmeyen mail gruplarınca atağa kalkılır. Birkaç gün sonra yine kaldığımız yerden devam edip gideriz. Eylemler hep sözde kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapalım? Çözüm söyle? diyenler var gibi hissettim, bildiğim bir şeylerin yapılması için çok geç kaldığımız böyle gitmesi durumunda ise yokolmamız kaçınılmaz olacaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet sayfalarında okumuştum;  İki dost küsünce bir dil yokoldu. İki ihtiyar Meksikalı arkadaş kavga edip küsünce, yalnızca ikisinin konuştuğu yerli dili konuşulmaz oldu. Meksika’nın güneydoğusundaki Tabasco eyaletinde yaşayan iki ihtiyar, Zoque halkının dilini hatırlayan son iki kişi.(**)   Ubihce hariç henüz bu duruma gelmedik ama hergeçen günde de biraz daha dilimizi konuşanların azaldığını,hissetmiyor değiliz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden? yerli dili olarak Uzunyayla’da  kaberdeyce kalmasın ki!!! Orada bile yok olmıyacağımıza inanmak için birkaç jenerasyon sonrasını merak etmiyor değilim!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonumuz  Meksika’da Zaque halkının iki  ihtiyarı gibi olmadan, zaman zaman çeşitli platforumlarda yazılarını okuyoruz dil üzerine, dönüş üzerine, örgütlenme üzerine kafa yoranlar var, onlardan beklentimiz!!! Yaşamlarımıza yansıyacak yeni açılımlara imkan verecek saptamalarını daha fazla geç kalmadan gerçekleştirmeleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım dil üzerine kaygılarımı abartmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİLİNİ VE KÜLTÜRÜNÜ YAŞATANLARA SELAM OLSUN…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(*):İsmet Berkan, 12 Haziran 2004'de Radikal'deki köşesinde yayınlanan "Çerkezce ne ola ki?" başlıklı yazısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(**):http://ekolojikyasam.com/ekolojikyasamportali/bpg/publication_view.asp?InfoID=147840&amp;amp;iabspos=1&amp;amp;vjob=vkwd,ETNİK%20DİLLER&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-3631889561858188724?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/3631889561858188724/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=3631889561858188724' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/3631889561858188724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/3631889561858188724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/bir-dil-bir-insandir-ismet-berkan.html' title='BİR DİL BİR İNSANDIR ! (İsmet Berkan)'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8837159367902272612</id><published>2008-04-08T19:20:00.003+03:00</published><updated>2008-04-14T10:37:02.444+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Adıge Kültürünün Nimetleri Bitti Artık!!!!!!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s1600-h/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5186912895665634514" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bize yüreklerinizi getirerek gelin. Biz bizde varolanı paylaşmaktan daha çok sizde varolanla yeni şeyler yaratmayı amaçlıyoruz. Halkımız yokoluyor, asimile oluyoruz. Yaptıklarımız kesinlikle yetersiz asimile olmayı önleme anlamında. Öncelikle bulunduğumuz noktadan itibaren asimile olmamaya karar vermeliyiz...&lt;br /&gt;İsrail halkına bakın. 3000 sene sonra yeniden dirilmişler. Dillerini, kültürlerini yeniden yaratmışlar... Kürtlere bakın; yakın zamanlara kadar yazılı kültürleri çok ilerlememiş olan bu halk bugün bakın nerelere gelmiş yazılı kültür anlamında.&lt;br /&gt;Şimdi bize bakalım: Siz hiç 1910'lu yıllarda insanlarımızın Adıgeler hakkında yazdıklarını okudunuz mu? O yıllarda insanlarımızın ne kadar entellektüel olduklarını biliyor musunuz? Osmanlı Devletindeki en aydın kesimin Adıgelerden oluştuğunu biliyor musunuz? İnsanlarımızın onca dağınıklığa rağmen Kafkasyayla ilgili çalışmalar yaptıklarını biliyor musunuz?&lt;br /&gt;Ben şu an bulunduğumuz durumdan utanıyorum ve kendimizi kınıyorum. Türkiye Cumhuriyeti istediği için asimile olduğumuza inanmıyorum. Eğer isteseydik emin olun daha farklı yerde olurduk. Kusura bakmayalım ama tembeliz. O savaş ve yokluk sırasında en aydın ve ileri şekilde olmayı başaran halkım bu olamaz. Kendisine Adıge diyen bir insan o adı taşımasını da bilir. Eğer Adıge adını taşımayı bizden öncekiler tam anlamıyla becermiş olsalardı şu an daha farklı bir yerde olabilirdik. Ancak geçmişi suçlamakla iş çözülmüyor. Şu anda Adıge adını taşıyan herkes Adıge adını haketsin. Halkı yokolurken yokolan bir halka mensup olduğu için övünebilmek zaten en büyük "yemık'u"dur. Övünmeyi övünülecek işler yapanlar hakeder ve bu insanlar da övünmez zaten.&lt;br /&gt;Adıge kültürünün nimetleri bitti artık. O çok sevdiğiniz "wuerşer"ler, "cegu"ler,artık anlamsız etkinlikler olmak üzere. Emek harcamadan, ortaya koymadan birşeyleri tüketmeye hakkınız yok artık.&lt;br /&gt;Adıge adını taşıyan değil Adıgelik için birşeyler yapan Adıgedir. Gelin Adıge olalım.&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;08.04.2008 salı 19:14&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8837159367902272612?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8837159367902272612/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8837159367902272612' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8837159367902272612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8837159367902272612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/allmam-olmadka-alkanlklar-ykamayz.html' title='Adıge Kültürünün Nimetleri Bitti Artık!!!!!!!!'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-8918393537374452229</id><published>2008-04-07T20:34:00.004+03:00</published><updated>2008-04-09T19:12:46.978+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>ZI ADIGER</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dşşıtzık'um mıpxuede zı gupşşıse dxelht: Zı Adıgem yiş'e oxur psom naxhri naxh daxew yéğezaş'er, naxh daxew wutıku khırélhxher... Eşşım yinaxhıf'ır, blımışxuem yinaxh warder Adıgeraşş khazğexhur. Wunem xelh bjem yi naxh yek'ur Adıgeşş zi eş'ağer... Adıgem xuedew f'ıwe yecef, Adıgem xuedew zi guğem xuşşımıwew xuelajje şşıekhım...Se ğaş'em sızézğak'uari sızdeşşıem sıkhashari mis mı gupşşıseraşş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Awe nobe dıkhızdesam soplhri mı gupşşısexem zri dxelijkhım. Nobe zış'ıp'i dış'ınemsijır araşş serç'e. Dızezıpx, daxezmığağuaşşe Adıge zışşıguğunığer dığak'uedınum nesaşş.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-8918393537374452229?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/8918393537374452229/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=8918393537374452229' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8918393537374452229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/8918393537374452229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/zi-adiger.html' title='ZI ADIGER'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-2178771954695512410</id><published>2008-04-07T20:14:00.002+03:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.036+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Bu Bir Çağrıdır…DİLLENMEK LAZIM….</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/dernekler/hbr_resim/ankara/zafer_sürer.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/dernekler/hbr_resim/ankara/zafer_sürer.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;07.04.2008&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çocukluğumun geçtiği köyün dünya ile bağlantı kurma aracı radyo idi. Resmi radyolar (TRT ve Polis Radyosu) dünyaya açılan gözlerimizdi(!). Yıllar sonra at gözlükleriyle hayata baktırıldığımızı anladığımızda, iş işten geçmişti.&lt;br /&gt;O yıllardan belleğimde kalan ve hala ne anlama geldiğini tam da anlamadığım radyo spikerlerinin program sunumları vardı. “Sayın dinleyicilerimiz, şimdi Türkçe sözlü hafif batı müziği dinleyeceksiniz.”&lt;br /&gt;Ne zaman Türkiye Çerkeslerinin durumunu düşünsem, radyolardan yıllar önce duyduğum ve anlamlandıramadığım o sözler gelir aklıma. “Türkçe sözlü hafif Çerkeslik” mi dinliyoruz, diye sorarım kendime.&lt;br /&gt;Nedeni ise, bir kültürün dilinden uzak, başka bir dilde yaşatılma şansı olmadığı gerçeğini biliyor olmam sanırım.&lt;br /&gt;Çocukluğumda ilk konuştuğum dilimin, çocukluk rüyalarımı süsleyen anadilimin, yıllarca tarafımdan kullanılmaması yüzünden nasıl da “Türkçe sesli hafif Çerkeslik” biçimine dönüştüğünü fark ettiğimde de, iş işten geçmişti.&lt;br /&gt;Oysa Ankara’ya geldiğimde, 10 günde resimli alfabedeki resimlerden yararlanarak Adığebze okuma yazma öğrenebilecek kadar dil bilen bir gençtim.&lt;br /&gt;Yıllarca “boşa kürek çekmiş” biri olma suçluluk hissi ve ağarmış saçlarımla, “Adığebze sözlü Çerkeslik” peşindeyim. İki yıldır yoğun okuma yazmalarım, “iş işten geçti”leri geri getirmiyor fakat şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum:&lt;br /&gt;Adığebze ile meşgul olmak, insanın yaşama sevincini iki katına çıkarıyor.&lt;br /&gt;Bunları niçin yazıyorsun, bize ne senin yaşama sevincinden, diyenler olabilir.&lt;br /&gt;Sadede geleyim o zaman…&lt;br /&gt;Türkiye Çerkeslerinin, Çerkes oldukları için bir araya gelerek oluşturdukları yapıların söylemlerini yakından incelediğinizde, faaliyetlerini incelediğinizde ne demek istediğim anlaşılacaktır. Kimisi Kafkasya’ya din ihraç etmeye, kimisi “Birleşik Kafkasya”yı kurmaya, kimisi “Türkiye’nin bölgedeki çıkarları için Kafkas aslanlarını” örgütlemeyi amaçlıyor. Bunları yapmaya çalışırken de “Türkçe sözlü hafif Çerkeslik” naraları atıyor bu yapılar, amaçları farklı olsa da.&lt;br /&gt;Kendini Çerkesleştiremeyen, kendi öz değerlerini sahiplenemeyen, kendi dilinin varlığından bihaber insanlar yapıyor bunları. Aslında kendini kurtarırsa, Çerkesliğinde kurtulmuş olacağını anlamıyor ya da işine gelmiyor.&lt;br /&gt;Dillenmeye çalışmak yerine, dilenmeyi tercih ediyor.&lt;br /&gt;Başkaları için yaptığı kahramanlıklarla övünürken, söz konusu kendi değerleri olduğunda süt dökmüş kediye dönüyor bu yapılardaki insanlar.&lt;br /&gt;“Türkçe sözlü hafif Çerkeslik”, toplumumuzu bütünüyle kucaklamış durumda. Dernek çalışmalarının baş tacı, hala Halk Dansları. Bazıları bu çalışmaları bize folklor çalışması diye yutturmaya çalışıyor. Oysa gençler, folklorun “f”sinden habersiz. Kim ne kadar periyot atabileceğiyle değerleniyor, dernek terazisinde. Sadece Ankara Kafkas Derneği’nde benim bildiğim, 4 halk dansları ekibi çalışıyor. Bir yıl önce Elbruz’un hocasına sormuştum. Ekipte 120 kişi olduğunu, 10 civarında gencin dil bildiğini söylemişti. Derneklerin durumunu, daha da öte toplumumuzun durumunu anlatması açısından çok çarpıcı bir veri.&lt;br /&gt;İşte, bu durumların önüne geçmenin, “Türkçe sözlü hafif Çerkeslik”ten kurtulup, kendi dilimizle şarkılar seslendirmenin çarelerini acilen bulmamız gerekiyor.&lt;br /&gt;Bundan dolayı, başta Thamadelerimiz olmak üzere, Federasyon’a, Federasyon’a bağlı dernek başkanlarına, yöneticilere, derneklerdeki aktivistlere ve “Ben Çerkesim” diyen herkese çağrımdır:&lt;br /&gt;1 Öncelikle ellerinde dil eğitmeni olmasına rağmen, dil kursu açmamış derneklerin yönetim kurullarının, niçin orada hala yönetici olduklarını kendilerine sormaya,&lt;br /&gt;2 Ankara’ya dil eğitmeni olacağım diyerek gelip, başkalarının hakkını kullanarak hala kurs açmamış olan eğitmen arkadaşlarımı, anadil grubunda veya en kısa sürede bir toplantıda özeleştiri vermeye,&lt;br /&gt;3 Popülist politikalar yürüterek, kültürel değerlere uyup uymadığı dikkate alınmadan programlar yürüten dernek aktivistlerinin, Xabze’yi araştıran adımlar atarak, katılımcılara Xabze’yi yaşatarak öğretmeye,&lt;br /&gt;4 Anadilini bilenin 10 günde okuma yazma öğrenebileceği gerçeği ortada iken, “zamanım yok, zor” gibi sudan bahaneler üretenlerin, kendi değerlerine karşı samimiyetlerini yeniden gözden geçirmeye,&lt;br /&gt;5 Kafkasya’daki birikimi görmemezlikten gelen, alternatif olabileceklermiş gibi uyduruk Latin alfabesi üreterek Çerkes toplumunun belleğini bulandıran ve anadilinden uzaklaşmasına neden olacak garip sesler oluşturma çabasındakilere karşı herkesi; “gölge etmeyin başka ihsan istemez” tavrıyla reddetmeye,&lt;br /&gt;6 Derneklere geldiklerinde “gençlerde Xabze kalmadı” hayıflanmaları yapan Thamadeleri de; Xabze’ye, Bze’ye,&lt;br /&gt;7 Xabzeyi bilmedikleri için uyamadıklarını söyleyen küçük büyük herkesin, derneklerde açılacak kurslarla bunu öğrenebilecekleri düşüncesiyle, bu amaçla Ankara ve İstanbul’da derslere katılmak isteyenleri derslere,&lt;br /&gt;8 Hiç dil bilmeyenler için, bütün eğitmenlerin yaz kış demeden dil öğretmek için fedakarlık yaparak çalışmalarını ilerletmeye,&lt;br /&gt;9 Kafkasya ile ilişkilerin daha sağlıklı ve bilinçli gelişmesinin; bizim onları, onların da bizi anlamasıyla mümkün olacağı; bunun da ancak dil bilmek, okumak ve yazmakla gerçekleşebileceği gerçeğini anlamaya,&lt;br /&gt;10 Bze’yle ifade bulan XABZE ortak aklına davet ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ş’ejoque Zafer SÜRER&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ankara Kafkas Derneği&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adığebze Eğitmeni&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kaynak:&lt;a href="http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/toplumsal/070408_dillenmek_lazim_zafer_surer.htm"&gt;http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/toplumsal/070408_dillenmek_lazim_zafer_surer.htm&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-2178771954695512410?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/2178771954695512410/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=2178771954695512410' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2178771954695512410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2178771954695512410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/bu-bir-ardrdillenmek-lazim.html' title='Bu Bir Çağrıdır…DİLLENMEK LAZIM….'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-3059112040364759839</id><published>2008-04-06T23:26:00.003+03:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.037+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Yorum(ESKİ BİR YAZI)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Evet gerçeği yaşamak istiyorum fakat diretilen, doğru olduğu iddia edilen ve mutlaka yapmamız gerekli diyerek ortaya sürülen gerçekleri değil. Nedenleriyle beraber yüzde yüz ispat edilen ve ben ondan kaçarsam yüreğimin rahatsız edeceği gerçekleri yaşamak istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Dinsel suçlulukla yaşarsak ve emin olarak yaşamazsak sadece kendimizi avuturuz gerçekleri yaşıyoruz diyerek.Bundan dolayı rahatsızlık duyarız gerçeği bilmekten dolayı. Böyle yaşamamız dürüstlük de değildir ve Yaratıcıyı da kandıramayız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Gelin bize yaraşır şekilde ve saygı göstererek gördüğümüz gerçekleri yaşayalım. Kendimize gerçek aramayalım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;marğuşş vezir savrum&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;12.06.1996 çarşamba 22:30&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-3059112040364759839?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/3059112040364759839/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=3059112040364759839' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/3059112040364759839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/3059112040364759839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/04/yorumeski-bir-yazi.html' title='Yorum(ESKİ BİR YAZI)'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-5641968472691227445</id><published>2008-03-23T02:42:00.003+02:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.039+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'></title><content type='html'>marğuş kardeşimizin zı ile ilgili düşüncelerini okuduğunuzu umuyorum. ki adıgece bilen herkesin bu yazıdan bir şeyler çıkarabileceği kanaatindeyim. tabbiidir ki farklı düşünceler olacaktır, fakat aklı selim herkesin bu fikir üzerine biraz düşünmesi gerekir. z harfini içinde barındıran kelimeleri düşündüm. biraz konu ile ilgili olduğunu düşündüğüm, hatta  fikir verdiğini düşündüğüm  bir kelime çıktı ortaya  bronz  bronz un adıgece si jez dir. acaba neden işlenen maden jez oldu.( jen) pişmek(z) ise bir dir pişmek ve bir, parçalı haldeki maden eriyip saflaşınca neden jez oluyor ?marğuş kardeşimizin anlatmaya çalıştığı birin genişlemesi ve tekrar içine çekilmesi kapanması ile ilgili olmasın hadi biraz kafa yoralım. aşağıda bir kaç(z) li örnek hep beraber önce yazıyı okuyalım bu kelimeleri düşünelim. тхъа  жэз--зы--из--пыз-- зэрыз-- зэрыт-- зэрык--зэрыхъ--зэрыщх.saygılar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-5641968472691227445?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/5641968472691227445/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=5641968472691227445' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5641968472691227445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5641968472691227445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/maru-kardeimizin-z-ile-ilgili.html' title=''/><author><name>wrımtlatlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12795349748247519183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-5613737541449323072</id><published>2008-03-21T19:05:00.004+02:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.040+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Learn Adygabza</title><content type='html'>Yilhabjje ş'et Linkim Fıtéunş'e&lt;br /&gt;Aşağılaki linki Tıklayınız&lt;br /&gt;Visit the Link Below&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sawsrouka.com/dictionary.php?char=%D0%93%D0%AA"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff0000;"&gt;Learn Adygabza&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.sawsrouka.com/images/hdrr.gif"&gt;&lt;img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.sawsrouka.com/images/hdrr.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-5613737541449323072?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/5613737541449323072/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=5613737541449323072' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5613737541449323072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5613737541449323072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/learn-adygabza.html' title='Learn Adygabza'/><author><name>Munteha</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06357003112125213187</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-5094353235896899418</id><published>2008-03-20T19:54:00.010+02:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.041+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>ADIGECE, İNSANLIĞIN ELMAS SÖZCÜKLERİNİN DİLİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adıgece, şu anda insanlığın sahip olduğu ve dikkatlice kulak verildiğinde kolaylıkla işitilebilecek bir kutsal sesler hazinesidir.İnsanlığın amacı ve ne olduğu üzerinde felsefeciler kafa yoradursun Adıgece, kendisini duyan herkese söyler bu bilgileri her zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dillerin ilk hali Yaratıcının özel kodlarını taşır. Dünya dillerinden pek çoğu veya geneli sessel anlamlarını yitirmiş ve sadece birer ifade sembolü oluvermişlerdir. Adıgecede ise bugün bile yitmemiş olan ve kolaylıkla algılanan evrensel ve tanrısal anlamlar mevcuttur. Adıge gelenekleri Adıge dili kullanılarak okunduğunda insanın evrendeki yerini ifade eden ve büyük uyumun parçası olduğunu gösteren ögeler oldukları anlaşılır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Adıgecede her ses Yaratıcının kodudur. Örneğin "b" bollaştıran arttıran, "z" bir noktadan genişleten, tek bir noktada toplayan, "f" şekil veren, şekle sokan, "g" çağıran, "ğ" olduran, "h" götüren, sürdüren, "xh" olduran, " 'e" varolan, bulunan, " f' " olumlu olan, net olan demektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Adıgecede her sayı evrensel bir koddur. "zı"=1&gt;"açılan, genişleyen, kaplayan, dolduran" anlamlarını taşırken aynı zamanda tersi anlamları da taşır "tek bir noktada birleşen, tek bir noktada toplanan". Ünlü Big-bang olayını hatırlayın. Büyük patlama veya ayrışma. Evren yayılıyor, genişliyor. Bilim adamlarının teslim ettiği gerçek şudur ki bu büyük genişleme duracak ve aynı şekilde evren tek bir noktada yeniden birleşecek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kısacası "zı"=bir kelimesi "evren" anlamına gelir. Evrenin işleyişi "zı" kelimesini tanıyan her Adıgenin bilincinde kolaylıkla şekil bulur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;"zı" kelimesinin "bir" anlamında olduğunu vurgulamıştık. Evren=zı=bir'dir. Bu demek oluyordur ki Yaratıcı "zı"="bir" değildir; yani, Yaratıcı evren değildir. veya evrenden bağımsızdır. Bizim zihnimiz evrenle şekillendiği için evrenden bağımsız ve everenötesini düşünmek zor görünse de imkansız değildir. Adıgece bilince bu iş biraz daha kolaydır. Adıgece Yaratıcıyı sembolize eden sayı "1" değil "0" dır. "0" dendiği zaman "hiçlik" anlaşılsa da durum o değildir. "0"="zri" demek "zı=evren"in kendisine dayanak olduğu veya evrenin ona dayanarak varolduğu varlık demektir. Demek ki "zı" dan önce "zri" vardır ve o da "Yaratıcı"dır - varlık olarak evren dışında varlık olması ve evrenden bağımsız düşünmeye bir adım... -. O(Yaratıcı) öyle bir varlıktır ki sonsuza giden genişleme ve tek noktada sonsuza kadar toplanma hareketinin sebebidir. Evrenin "zı" olduğunu kavrayınca evrenin dışına düşünceler hızla çıkabiliyor ve varedici veya yokedici güç daha kolay algılanabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;"The" kelimesi " Yaratıcı" anlamındadır. "he"= götürülen, sürdürülen şeyin adı:evren; "t" üstünde olan, dışında olan, veren, sağlayan. "The"= 'Evreni vareden ve sürdüren, ondan bağımsız olan ve ona bağlı olmayan' demektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnsan doğası The'yı ve evrenin işleyişi bilgisini kendisinde taşır. İnsan=tzıxu sözcüğünün Adıgecedeki anlamı: 'bilgiyi taşıyan,farkındalık taşıyan' demektir. Adıgecede bir şeyin ismi o şeyin taşıdığı eylemi de ifade eder. 'Tzıxu' kelimesini biraz daha açalım: &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;tzıxu= insan&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;tze= isim&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;tzı=ismlendiren&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;xu=sürdüren, taşıyan&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;tzıxu=ayırdetme eylemini taşıyan&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Adıgecede isimler eylemleri de ifade eder. Eylemleri ayırdetmek, ayrımsamak="isimlendirmek"tir. "insan" kelimesinin taşıdığı eylem; ayırdetme ve ayrımsama ve böylece varolma eylemliliğidir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnsanın yeryüzünde bulunma amacı isimlendirmektir. "Adem bütün eşyelerın isimlerini saydı..." ifadesi anlam buluyor burada. İsimlendirmek= ayırdetmek, ayrımsamak, işleyişi algılamak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Müslümanların kutsal kitabının ilk sözü "Yece= oku, çağır, davet et" dir. Yece= isimlendir-işleyişi algıla, yani ismi oku, hem onu çağır(isimlendir) hem de ona çağır(yani işleyişi anlamaya davet et)dır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;"Yaratan Rabbinin adıyla oku." Evreni=zı'yı yaratan yani onun dışında olan, evrenin ona bağlı olduğu yaratıcının adı (The=Zri= evrenin, varlıkların dayanağı) ile oku= Yani evrenin dayanağı ve varlık sebebi olan, herşeyi idare eden ve onlardan bağımsız olan varlık var ve tüm işleyişlerin dayanağı odur.Bu bilgiyi kavra ve bu şekilde algılamaya başla.... Bunlar Adıgece ile bakınca görülenler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnsanın "tzıxu" adını alması için özünde bir yeti taşımalıdır. Bu yeti basitçe, "insanın aklı" değildir. Aklın ötesinde bir şeydir. Bu yetiyi algılamak için "düşünmek" kelimesini ele almak lazımdır. " Düşünmek" denince diğer dillerdekinin aksine Adıgecede zihinde canlanan bölge "yürek" bölgesidir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;gupşşısen=düşünmek&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;"gu"="yürek"="bulunduğu yer" anlamına gelir. İlginçtir ki yürekle bitişik olan karaciğer organının Adıgece karşılığı "themş'ığu"="The ile yanyana olan" dır. O olan şey "tanrısal olan"dır "Size ruhumdan üfledim"deki.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;şşı= açığa çıkma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;pşşı= -e göre açığa çıkarma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-den kaynaklanarak aydınlığa çıkarma, ölçme, tartma, değerlendirme&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;s=bulunma, olma, içinde olma, durumunda olma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;se=ben bilincin varlığı ve etkenliği, varlık ve etkenlik, eylemlilik&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;gupşşısen:Tanrısallık ile veyaTanrısal farkındalıkla değerlendirip eyleme sokma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;14.03.2008 cuma 00:00&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;marğuşş vezir savrum&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-5094353235896899418?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/5094353235896899418/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=5094353235896899418' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5094353235896899418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5094353235896899418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/adigece-insanliin-elmas-szcklerinin.html' title='ADIGECE, İNSANLIĞIN ELMAS SÖZCÜKLERİNİN DİLİ'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-1703966209234528273</id><published>2008-03-03T20:09:00.004+02:00</published><updated>2008-04-08T19:51:17.507+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>TIRKUM YİS ADIGEXER ZERIWBIDKHIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tırkum disşş zı khowum ditzer Adıgewe awe tzem naxh zri dıxemlhiju.&lt;br /&gt;Se sşşıtzık'um Tırku kharalığuer zexezerıhawe tzıxuxer zerıwuç't. Tzıxuxer gupşşısit'u zerış'ıçawe yezım xuedew mıgupşşısexer yaem khızerihew wup'ş'enşew yawuç't. Se f'ıwe sotzıxuijır. A gupit'mi Adıgexer xett. Awe Adıgem xudew xetxet. Ya lhep'khım zri khınamğesınrat yagupşşıser. Adréxer gupşşıse şşhe zerıwuç't awe Adıgexer yagupşşıser şşhexuemi şşızerğuetam dé Adıge xuedew zexetxet. Zım amal yiew oxu bzace nağestekhım. De apşşığuem khale tzık'u guere dıdest. Zi wune dış'esım yigupşşısexer zigu yrimıh adré gupım khıdbğurıs wuner zém dinamit khış'adzenure drağawéyınut. Awe yaxet zı Adıge ş'ale yapewuvri yariğaş'akhım Adıge dilhep'kheğuxer yabğurısşş jéri. Mıpxuede şşapxhexer kuedşş.&lt;br /&gt;Awe nobe dkhızdesar apxuedekhım. Di tzıxuxer zepejıjeşş. Zır zır şşhedağexuexınır ya khalenşş. Deepıkhu, Adıgağe, tzıxuğe meş'edıdeşş. Zeşşıguğuijj k'ued ş'ıp'em yaxelhijkhım. Adıge oxum télejjıhxer zekhuedıdeşş. Khapitalist di béxer tzıxum ş'etır ş'afıç'ın naxh oxu yeplhxekhım...&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;20:15 Blışşhe 03.03.2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-1703966209234528273?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/1703966209234528273/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=1703966209234528273' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1703966209234528273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1703966209234528273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/tirkum-yis-adigexer-zeriwbidkhim.html' title='TIRKUM YİS ADIGEXER ZERIWBIDKHIM'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-1283014546325433326</id><published>2008-03-01T16:32:00.004+02:00</published><updated>2008-04-08T19:50:52.514+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Tzıxu ve Gulhıte</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;tzıxu:farkında olmak, bilmek, farkında olabilen varlık(=insan)&lt;br /&gt;gulhıte: karşıdaki insanın insanlığının farkında olunduğunun hissettirilmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aristo der ki " Hayatın esası sevinçtir." Peki sevincin esası nedir: o da farkında olarak yaşamaktır. İnsan, farkında olabilen ve herşeyin farkında olarak yaşayan varlıktır.&lt;br /&gt;Herşeyin farkında olmak da yetmez insan olmak için. İnsan 'gulhıte' sahibi olmalıdır yani, karşısındaki insanın insanlığının farkında olduğunu ve onun kendi insanlığıyla eşit bir insanlığa sahip olduğunu kabul ettiğini hissettirmelidir. İnsan sadece farkına vardıkça ve kendisine gulhıte gösterildikçe sevinç duyar.&lt;br /&gt;Gulhıte sahibi bir insan aynı zamanda doğal bir demokrattır. Çünkü bütün yürekleri eşit kabul eder ve yüreklerin farkında olur. Gulhıte ve insan özellikleri sebebiyleher zaman sonuna kadar dinler ve değerlendirir. Gulhıte sahibi olduğuna inandığı kişilerin aldıkları karar yanlış dahi olsa ona sonuna kadar saygı duyar ve uyar. Çünkü kendisi de eşit ve saygı gören bir insandır karar alanlar arasında.&lt;br /&gt;Gulhıte sahibi insanları hata yapmaktan uzaklaştıran duygu ise utanma duygusudur. Utanma ise gulhıte ve insanlığı unutmakdan dolayı gulhıte sahibi insanların gulhıte ve insanlığı unutanı dışlaması ve artık eşit görmemesi demektir. Bu ise en ağır cezadır ve telafisi yılları alır.&lt;br /&gt;İnsanları boşluğa düşüren en önemli neden kendilerine gulhıte gösterilmemesidir. Gulhıte gösterilirse insan kendini duyumsar. Farkedildiğ için farkedilme durumunu sürdürmek isteğiyle özündeki iyilikleri daha çok yansıtır hayata. Böylece boşluğa düşmez, sevinç duyar ve barış ortamına katkıda bulunur.&lt;br /&gt;İstemeden bir gulhıtesiz ortamda yaşamak en zor şeydir. Gulhıte ihtiyacı her zaman hissedilir. Alınamazsa acı duyulur. Bilinçaltı dolar ve bunalım yaşanır.&lt;br /&gt;Gulhıte sahibi bir insan doğal olarak gururlu olur. Çünkü ayıplanmak onun için en onur kırıcı durumdur. Sadece hakkı olan şeyleri talep eder. Vurarak kırarak değil diyalog yöntemiyle hakkını arar. Fakat diyalog kapısı kapanırsa yine sonuna kadar karşı tarafın tarzıyla mücadele eder. Böyle yapmasının nedeni gulhıtesinin ve insanlığının aşağılanmasıdır.&lt;br /&gt;Gulhıte sahibi insan kendisine eşit yaklaşıldığı bir ortam yaratmak için mücadele eder. İlk olarak gulhıtesini insanlara göstererek insanlara değer verdiğini gösterir.Bunu duyumsayan insanların çoğu gulhıteyle karşılık verirleri Gulhıte sahibi bir insanın en çok mücadele etmesini gerektiren durum ise insanların kendisini özgürce açığa çıkarmasını engelleyendurumlardır. Bu durumlara örnek olarak bir kişinin diğerine baskı kurması, cehalet verilebilir.&lt;br /&gt;İnsan, farkında olmak ve bunu farkında olunarak, yani kendisine gulhıte gösterilerek insanlığını duyumsamak, böylece güzeli ve iyiyi, özgürlüğü ve kendi olmayı, barışı ve hoşgörüyü yaratmak için vardır.&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;12.10.1999 salı 22:39&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-1283014546325433326?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/1283014546325433326/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=1283014546325433326' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1283014546325433326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1283014546325433326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/tzxu-ve-gulhte.html' title='Tzıxu ve Gulhıte'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-6051154234141065020</id><published>2008-03-01T16:06:00.003+02:00</published><updated>2008-04-08T19:50:27.446+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Xabze'nin Yaşayabilmesi Üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir olguyu nitelemeden onu yaşatamayız. Bir olguyu niteleyebilmek için o olgunun çıkış noktasını, başka bir deyişle o olgunun 'öz'ünü keşfetmiş olmamız lazımdır. Xabzeye bu açıdan yaklaşalım. Neden veya nereden doğmuştur xabzelerimiz, bunu cevaplayalım.&lt;br /&gt;Adıge xabzenin özü "insan" olgusundadır. Adıgece düşünmek lazımdır bu olguyu anlamak için.. Adıgece "insan" kelimesinin karşılığı "tzıxu" dır. Tzıxu kelimesini açalım: bu kelimenin Türkçe karşılıkları; bilmek, farkında olmak, bilerek ve farkında olarak yaşayan varlık(=insan)tır.&lt;br /&gt;Dünyayı çekilebilir kılan duygu farkında olunmaktır. Farklı olmak ve farkımıza saygı gösterilmesi bizi mutlu kılar. Yürekle insanların farkında olmak ve onların insanlıklarına saygı göstermek kavramının Adıgece karşılığı "gulhıte" kelimesidir. Xabzelerimizin şekillenmesini sağlayan duygu "gulhıte"dır. Başka bir deyişle "Adıge Tzıxu"; farkında olan, dogmatik olguları reddeden, 'gulhıte' sahibi yani karşısındaki insanların insanlığınınfarkında olan va bunu davranışlarıyla gösteren, kendisini bu yüzden karşısındaki insanla eşit gören, saygı gösteren ve hakeden insandır.&lt;br /&gt;Toparlayacak olursak, "xabze" kavramı "tzıxu ve gulhıte" ikilisinden doğmaktadır. Çıkış noktaları bunlardır. Bundan dolayı da demokratiktir ve bundan dolayı Adıge insanı xabzesine düşkündür.&lt;br /&gt;Xabzeyi nitelemek kadar önemli olan diğer bir husus da xabzenin farkına vardırmaktır.. Peki bunu nasıl yapacağız?.. Önce xabzemizin tadını aldırmalıyız insanlarımıza. Bunun da ilk adımı dilimizi yaşatmamızdır. Dilimizdeki birçok olgunun başka dillerde karşılığı yoktur. Oysa bu olgular xabzelerimizin temel şekillenmeleridir. Dil öğrenilmezse bu olgular öğrenilemez ve "öz"ün farkına varılamaz. Bu olgulara örnek vereyim: gulhıte, khaşen, guşxue, lhağunığe... Bu olgular ancak aşağı yukarı açıklanabilir yaşanmadıkça da öğrenilemez. Öz2ü yansıtan bu tür duyguların tadılması öze ulaşma isteğini yaratacaktır ve yaşam tarzı olan xabzelerin gerekliliği anlaşılacaktır. Böylece yaşatma gayreti, doğal bir eylem olacaktır.&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;18.05.1999 salı&lt;br /&gt;00:38&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-6051154234141065020?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/6051154234141065020/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=6051154234141065020' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6051154234141065020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6051154234141065020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/xabzenin-yaayabilmesi-zerine.html' title='Xabze&apos;nin Yaşayabilmesi Üzerine'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-7837063335050352562</id><published>2008-03-01T15:45:00.003+02:00</published><updated>2008-04-08T19:50:01.648+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>ADIGELERİN EN BÜYÜK DÜŞÜNSEL FARKLILIĞI</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bildiğimiz dillerden hangisini kastedersek kastedelim "düşünmek" dediğimizde hepimizde aşağı yukarı aynı imaj canlanır. Mesela Türkçede "düşünmek" kavramını düşündüğümüzde aklımıza hemen kafa kısmımız gelir ve dünyayı kurgulamak gelir. Diğer dillerde de aşağı yukarı aynı şeyler canlanır zihinde. Ama Adıgecede "düşünmek"kavramı bundan uzaktır.&lt;br /&gt;Adıgecede "gupşşısen:düşünmek" denildiğinde insanın zihninde hemen yüreğin bulunduğu kısım canlanır. Adıgecede bu kelime parçalandığında şöyle ilginç bir anlam ortaya çıkar&lt;br /&gt;gu=yürek veya Tanrısal farkındalığın bulunduğu yer&lt;br /&gt;pşşı=değerlendirme&lt;br /&gt;se=kendinleştirme&lt;br /&gt;-n=-mek&lt;br /&gt;gupşşısen:düşünmek: Tanrısal farkındalıkla değerlendirip kendinleştirmek&lt;br /&gt;İnsan doğası gereği evrendeki bilgileri ham olarak kendinde taşır. İnsanın amacı Tanrısal farkındalıkla varolmaktır. Yürek Tanrısal işlemci iken beyin kurgusal işlemcidir. Yürek evrensel denge ve uyuma önem verirken beyin bedenin rahat bir şekilde fiziksel varlığını sürdürmesini önemser...&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;01.03.2008 cumartesi 16:05&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-7837063335050352562?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/7837063335050352562/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=7837063335050352562' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7837063335050352562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7837063335050352562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/adigelerin-en-byk-dnsel-farklilii.html' title='ADIGELERİN EN BÜYÜK DÜŞÜNSEL FARKLILIĞI'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-7483105151887194676</id><published>2008-03-01T13:40:00.007+02:00</published><updated>2008-04-08T19:49:22.357+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>ADIGELERDE HAYAT BİRLEŞTİRME</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;I- KİŞİLİK OLUŞURKEN&lt;br /&gt;1) wuerşer ortamı: Özlerin kolaylıkla görülebilmesini sağlamak için yaratılan ve hayat birleştirme durumuna ilk basamak olan ortamdır.&lt;br /&gt;wuerşer'in kelime incelemesi:&lt;br /&gt;wue=patlama, açığa çıkma&lt;br /&gt;-r= (bir eylemi) yaptırıcı&lt;br /&gt;şe= kendi isteğiyle bir yere, bir duruma götürme&lt;br /&gt;şer= kendi isteğiyle bir yere bir duruma götürücü, götüren&lt;br /&gt;wuerşer=Açığa çıkarma ve bu açığa çıkan durumla diğer durumlara basamak oluşturmak&lt;br /&gt;için yapılan konuşmaların yapıldığı ortam&lt;br /&gt;2) zepılhın: duygularla ilişikli olma&lt;br /&gt;pılhın=ilişikli olma&lt;br /&gt;ze= beraber&lt;br /&gt;zepılhın= beraber ilişikli olma&lt;br /&gt;3) wuerşer zepılhın: Yakın hissedilen kişiye karşı duygusal ilişikliliktir. Bu duygusal ilişiklilik ya nitelendirilemeyen sevgidir ya da hoşlanmadır.&lt;br /&gt;İki cinsin yaş ve tecrübe olarak büyürken birbirlerinden öğrenmelerini sağlar ve ilerideki "khaşen" ilişkisine gençleri hazırlar.&lt;br /&gt;4) wuzpılhır: zepılh ilişkisinin yaşandığı kişiye verilen addır.(Not: Yalnız son zamanlarda dil asimile olduğu için "wuzpılhır" kavramı yerine yanlış olarak "khaşen" etiketi kullanılmaktadır.)&lt;br /&gt;II- KİŞİLİK OLUŞTUKTAN SONRA&lt;br /&gt;1) pselhıxhu: Hayatları birleştirme amaçlı olarak karşı cinsin özünü gösterebildiğini görme ve öğrenme amaçlı yapılan karşılıklı konuşmalar ve iletişimdir.&lt;br /&gt;pse= ruh, can&lt;br /&gt;lhıxhu= arama&lt;br /&gt;pselhıxhu=ruh, can arama, arayışı&lt;br /&gt;2) pselhıxhu zepılhın: Hayat birleştirme amaçlı ve olgunlaşmış duygusal ilişikliliktir.&lt;br /&gt;Pselhıxhu' de 'khaşenlik' oluşurken veya sürerken "lhağunığe"(=sevgi="tüm boyutlarıyla farkında olma, bundan sevinç duyma" ) söze dökülür.&lt;br /&gt;a) 'lhağunığe' nın birinci aşaması: Karşıdaki öz'le hayat birleştirilince hayatın beraber sürdürülebileceğine iki cinsten biri emin olduğu zaman ifade edilir.&lt;br /&gt;b)'lağunığe'nın ikinci aşaması: Lhağunığe'nın birinci basamağını ifade eden kişiyle hemfikir olunduğu zaman birinci basamağı ifade eden kişiye lhağunığe'yı ifade etmektir.&lt;br /&gt;3) khaşen'lik:Lhağunığe'ler birbirine ifade edildikten sonra duyguların kesin olarak birbirine bağlanmasıdır. Bu durum esnasında dünya gerçeklerine (toplum, ekonomi v.s.) göre özlerin yaşayabileceği gelecek hazırlanır.&lt;br /&gt;khaşen: Kendi steğiyle gelen kişi.&lt;br /&gt;şe=kendi isteğiyle bir yere veya duruma götürme&lt;br /&gt;kha=gelen, gelmekte olan&lt;br /&gt;-n=kişi,şahıs&lt;br /&gt;:Kendi isteğiyle gelen ve hayatın paylaşılacağı kişi.&lt;br /&gt;4) zedek'uen=zerışen( Türkçesi 'evlenmek'): Beraber yürümek. Yani hayata beraber adım atmak.&lt;br /&gt;k'ue=yürümek&lt;br /&gt;zedek'uen=beraber yürümek&lt;br /&gt;şe=kendi isteğiyle bir duruma götürme, karşılıklı istekle birinin diğerini bir duruma götürmesi.&lt;br /&gt;zerışen=karşılıklı istekle bir durumda beraber olma, yürüme&lt;br /&gt;zedek'uen=zerışen: Hayat sürerken beraberce , aynı şekilde yürümek ve birinin diğerinden geri kalmadan yürümesi; Hayatı beraber yürümek, yaşamak.&lt;br /&gt;5)şheğuse(Türkçesi 'eş'): Özle yoldaş olan özün sahibi olan hayat arkadaşı.&lt;br /&gt;şhe= baş, en önemli şey, kaynak, öz&lt;br /&gt;ğuse= beraber olan, arkadaş olan, yoldaş olan&lt;br /&gt;6) zedepsowun(Türkçesi 'evlilik hayatı': Beraber bir bütün oluşturarak yaşamak.&lt;br /&gt;pso=bütün, tüm&lt;br /&gt;psowun=tüm olma durumu, bütün oluşturmak&lt;br /&gt;zedepsowun=beraberce bütün oluşturma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;Adana 1997&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-7483105151887194676?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/7483105151887194676/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=7483105151887194676' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7483105151887194676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7483105151887194676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/adigelerde-hayat-birletirme.html' title='ADIGELERDE HAYAT BİRLEŞTİRME'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-2742899300491972714</id><published>2008-03-01T03:58:00.001+02:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.049+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>хабзэр, хэкур, бзэр</title><content type='html'>Хабзэр, хэкур, бзэр Iэнэ лъэкъуищ хуэдэщ абы щыми Iэбдж къутеным хуэдэу хуэсакъын хуещ. Абы щъа фыщыгъуэлъыжым жэщ каскIэ зэ хабзэмрэ, хэкумрэ,бзэмрэ жыфIэ амал зэриIыкIэ зэщывмыгъаъупщэ маржэ маржэ хъужын,,,,,,,,,,&lt;br /&gt;урым айуб&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-2742899300491972714?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/2742899300491972714/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=2742899300491972714' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2742899300491972714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2742899300491972714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/blog-post_01.html' title='хабзэр, хэкур, бзэр'/><author><name>wrımtlatlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12795349748247519183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-1854758231062574397</id><published>2008-03-01T02:56:00.003+02:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.050+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>1охъус</title><content type='html'>Псом япэ сигум къыбгъадэсхыу сэам гуапэ фзох зи лъэпкърэ зи бзэрэ зыф1эIoэхуу сиигум къыдэбзэхэм. Ныт1э мыхуэдэхэр гу ныкъуэгъэ дымыш1ым ауэ кызэрыкуэ цыхухэмре дэрэ сыт дызэрзыщхъащихынур (бзэращ жыхуэс1ыр, хабзэращ). Дунейым гу лъимытэу 1эхърэтым пежьэу л1эну гъуэлъа цыхухэм щыщ тхъэм фимыш1. Дэ зидгъанэнущ, дэ догугъа иджыри дилъэпкъ зи1этыжыну. Зэи ди гугъа дыуыхынуъкъым.&lt;br /&gt;иджык1э узынчэу фыщыт,,,,,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-1854758231062574397?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/1854758231062574397/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=1854758231062574397' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1854758231062574397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/1854758231062574397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/blog-post.html' title='1охъус'/><author><name>wrımtlatlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12795349748247519183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-841895453872651951</id><published>2008-03-01T01:02:00.008+02:00</published><updated>2008-04-08T19:44:23.324+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Xabze Felsefesi ve Xhıcebz-Ş'ale İlişkisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her Adıge ş'ale ile xhıcebz birbirine uygun mudur?.. Tabi ki uygun değildir. Sadece her ilişkide ortak olan durum o ilişkinin Adıge xabzesidir.. Peki uygun olup olmadığını nasıl anlarız bir insanın?.. Xabzeye uygun davranmak neyi yaratır?&lt;br /&gt;Öncelikle xabze özümüzün, insan varlığımızın dışa yansımasıdır. "Xabze" yüreğe uygun olan düşüncenin dışsal yansımasıdır. O yüzden xabzeler şekil olarak değişse de özde hep aynıdır. Sadece hayatlara özlere göre verilen şekil değişir.. Bazen hayat tarzları "xabze" olarak adlandırılır ve değişmez sanılır, çünkü; uzun yıllarca çevresel şartlar aynı kaldığı için değişmesi zaten o zaman için gereksizdir. Xabzenin kaynağı yürek olduğu için yüreğe uygunluk xabzeye uygunluktur.&lt;br /&gt;Peki duygusal anlamdaki xhıcebz-ş'ale ilişkisinin Adıge xabzesi nedir?.. Öncellikle tüm xabzelerin ortak özelliği; yüreklere saygı, yürek inceliğiyle davranmak gerekliliği, özün dışarıya yansıtılarak oluşturulmuş somut xabzesinin gereğini yerine getirme ihtiyacıdır.&lt;br /&gt;Xabzelere uygun davranışla ulaşılan sonuçlar hiçbir zaman iki tarafı da incitmez ve insanlıklarına olumlu davranışlar katar. Ayrıca xabzede tutkuya göre davranmak yani yüreğin gerçeğini beyinde tutkuya dönüştürmek yoktur.&lt;br /&gt;Sonuçta insanın amacı yüreğinin gerçeğini sürekli yaşamaktan kaynaklanan sevinçle yaşamaktır. 'İnsan olma gerçeğini' kabul ettirmek ve onu bir insanda yaratmak bir amaç değildir insan için. Sadece farkına vardırma ve seçenek sunma dışında bir insanın diğer insanın yüreksel dışavurumu için yapabileceği hiçbirşey yoktur.&lt;br /&gt;Her iki taraf için de ilişkilerinde dikkat etmeleri gereken durum, tüm dışavurumlarda yürek inceliğini yansıtmak ve yüreksel gerçekliklere uygunluktur. Xhıcebz-ş'ale ilişkisinin xabzesinin amacı insan olarak onurlar kırılmadan insan olarak birbirlerini en uygun yere koymayı yaratmaktır. Bu yüzden her Adıge xhıcebz-ş'ale eş olarak birbirlerini seçme hedefinde olamazlar xabzeye göre.&lt;br /&gt;İlişkilerdeki en önemli problem xabzeye her iki tarafın veya taraflardan birinin uymamasından kaynaklanır. İki taraf da xabzeye uymadığında elbette ki sonuç -tesadüfen iyi olmazsa- genellikle olumsuz olur. Zepılhın (birbiriyle duygusal ilişiklilik) aşaması eğer xabzeye uygun yaşanmadan "khaşen"lik etiketi konursa ve evlilik dışında birsonuçla biterse ilişki, aslında bitenin "zepılhın" olmasına rağmen bitenin "khaşenlik" olarak algılanması duygusal yıkımlara neden olur. "Zepılhın"ın xabzeye göre işlevi iki kişinin birbirlerine uygunluklarını anlamak için gerçekliklerini birbirlerine sunarak "khaşenlik" veya "nıbjjeğuğe"ya dönmesini sağlamaya yöneliktir.&lt;br /&gt;Xabzeye uygun olarak varılan khaşenlikten dönülemez. Çünkü dönmek insanlık suçu işlemektir. Çünkü yüreğin dışavurumlarıyla yüreklere uygun fiziksel bir sonuç oluşmuştur. 'Khaşenlik' artık iki kişinin hayatlarını birbirlerine bağlamalarını onaylamalarıdır. Gerçeklerin götürdüğü bir sonucu yoketmekse xabzeye göre suçtur ve eksikliktir, yani bir Adıge xhıgebz veya ş'ale olmamaktır. Bu ise en ağır suçtur.&lt;br /&gt;'Zepılhın'ı khaşenlik olarak görmek suçtur. Ama bunu hata olarak da adlandırabiliriz. Çünkü zararlı sonucu 'kavramı yanlış olarak adlandıran ve yaşamaya çalışan kişiy'e yönelik olur. Eğer ilişkiye sondan bakarsak veya sondan etiketlersek yaşayanlar etikete uymayacağından zararlı etkiler oluşturulur. (Not: Suç kavramından bahsettim. Kişinin hem kendi hem de başka birine yüreğe aykırı davranması xabzesel bir suçtur. Çünkü ilk önce kendi dışsal barışçılığını daha sonra etkileşimde bulunduğu insanların barışçılığını sabote eder. Böylece topluma zarar vermiş olur. Bu da insan yüreğinin insan olma xabzesine kişinin uymamasından dolayı yüreğin bunalımlarla kendisini dışa vurmasından dolayı harekete geçmiş olur. Bu durumdaki insan sürekli negatif enerji yaratır. Kişisel yaralayıcılığıyla beraber kişinin toplumsal parça olmasından kaynaklı toplumsal yaralayıcılığı da yaratır.)&lt;br /&gt;Somut xabzeleri etiketlemek demek yaşanılan durumun sözcüksel ifadesidir. Zepılhın yaşanırken bunu khaşenlik adlandırmak sonucunda eğer bir taraf kendi içinde bunu zepılhınden vazgeçmek diye düşünürken diğer taraf khaşenliğin bitmesi ve khaşenliğin xabzeye göre bitmesinin yanlış olduğunu düşünüyorsa her iki taraf da çıkmazdan kurtulamaz. Oysa ki birinci taraf ilişkinin somut xabzesinin yanlış etiketlenmesini onaylamış ikincisi de aynı hatayı yapmıştır. Birincisi ilişkinin evlilikle bitmemesini normal karşılarken, ikincisi de bu ilişkiyi bitirmeyi insanlık suçu olarak algılamıştır. İki taraf da xabzeye göre suçludur. Xabzeye göre olmayan bir durum yanlış etiketlenmiş ve sonuç doğaldır. Yani iki taraf da incinecektir.&lt;br /&gt;Yaşananları yanlış etiketlemek xabzeye uymamaktır. Yanlış etikete uymaya çalışıldığında bazen bir taraf o etikete uygun davranmazken, diğer taraf da zepılhındeyken khaşenliği yaşamaya çalıştığı için oluşan durum sadece çıkmaz olacaktır.&lt;br /&gt;Çıkmazdan kurtulmanın tek yolu da xabzenin yaşanan ilişkiye koyduğu etiketi koyup ilişkiye öyle devam etmektir. Yoksa, ortaya çıkan sonuç xabzeye göre sürekli kanatan bir sonuç olur. Xabzelere aykırı davranma lüksü yoktur. Eğer ki xabzeye aykırı davranmakta hiçbir sakınca görülmüyorsa bir ilişkide, o ilişki zaten bir Adıge xhıcebz-ş'ale ilişkisi değildir. Bu tür bir ilişki herhengi ve sıradan bir kendini tatmin etme ilişkisidir. Ve xabzeye göre bu çirkindir....&lt;br /&gt;16.02.2002&lt;br /&gt;cumartesi&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-841895453872651951?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/841895453872651951/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=841895453872651951' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/841895453872651951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/841895453872651951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/03/xabze-felsefesi-ve-xhcebz-ale-ilikisi.html' title='Xabze Felsefesi ve Xhıcebz-Ş&apos;ale İlişkisi'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-5373694637567364115</id><published>2008-02-06T15:18:00.001+02:00</published><updated>2008-04-08T19:46:48.733+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>F’IWE WUZOLHAĞUR</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;F’IWE WUZOLHAĞUR&lt;br /&gt;Ruhun çekti beni sana&lt;br /&gt;Ruhum konuşmaya başladı benim.&lt;br /&gt;Bildiğim tüm sözcüklerle&lt;br /&gt;Sana seslendim ilk tanışmamızda.&lt;br /&gt;Yüzünde çizili anlamı sevdim en çok..&lt;br /&gt;Neler anladığımı söyledim sana&lt;br /&gt;Her sözcüğünden damlıyordu anlamın.&lt;br /&gt;Ruhumun canı kaynadı sana…&lt;br /&gt;Düşlerini gördüm yüzünde&lt;br /&gt;Gülüşlerin neşeyle dokundu yüreğime.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Ben “f’ıwe wuzolhağur’la severim insanları.&lt;br /&gt;Karanlığa adamam sevgimi.&lt;br /&gt;Gözlerdeki o insanca olan,&lt;br /&gt;Özden geleni severim en çok.&lt;br /&gt;Aydınlık ve nettir benim sevgim.&lt;br /&gt;Ben Adıgece severim.&lt;br /&gt;Seni asil ve&lt;br /&gt;Sana yakışır dilde seviyorum.&lt;br /&gt;Ey Adıge pşşaşe&lt;br /&gt;Çevremizdeki tüm kavramlardan uzak sevgim.&lt;br /&gt;Sana ne acelecilikten “seni seviyorum” dedim&lt;br /&gt;Ne de o kavramdan beklentim olduğu için dedim.&lt;br /&gt;Sana “seni seviyorum” dedim.&lt;br /&gt;“çünkü”sü ve gerekçesi olan.&lt;br /&gt;Güzel bir yüreğin var senin&lt;br /&gt;Asil bir yüreğin.&lt;br /&gt;Asla boyun eğmemiş gözlerin karanlığa&lt;br /&gt;Susturmamışsın ruhunun sesini.&lt;br /&gt;Yüzünde suçlu derin çizgiler yok senin&lt;br /&gt;Asil gözlerle bakıyorsun dünyaya.&lt;br /&gt;Gerçek sesinle dokunuyorsun hayata…&lt;br /&gt;Ey Adıge tzıxu,&lt;br /&gt;Bilirsinki özgür sevgiler&lt;br /&gt;“f’ıwe dızerolhağur” da buluşunca o sevgiyle yürünür.&lt;br /&gt;Kendi özgür varlığım seni&lt;br /&gt;“f’ıwe wuzolhağur”la seviyor.&lt;br /&gt;Kimbilir sevgilerimiz,&lt;br /&gt;“f’ıwe dızerolhağur”da birleşir zamanla&lt;br /&gt;Ve bitmeyen bir melodiyle söyleriz bunu&lt;br /&gt;Ve özgür sevgilerimiz bizi&lt;br /&gt;Belki insan olma yolunda bir kılar ikimizi.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Sevgim varlığının güzelliğine ifade edilmiş olanı.&lt;br /&gt;Elbetteki varlığınla yarattıklarınla dokuduğun&lt;br /&gt;Sevgiye dokunabilirim,&lt;br /&gt;Varlıgımla yarattıklarıma sevgi duyarsan eğer.&lt;br /&gt;Sana ilk “seni seviyorum” demem&lt;br /&gt;Onaylamaktı varlığının olumluluğunu.&lt;br /&gt;Bir tutkunun ifadesi değil&lt;br /&gt;Varlığının hayatıma dokunurken&lt;br /&gt;Varlığımın senden kendisini sakınmamasıydı.&lt;br /&gt;Seni yüceltmek veya&lt;br /&gt;Borçlandırmak için değildi, bu.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Elbette ki bulacağız nereye varacağımızı,&lt;br /&gt;Asil ve gururlu olarak&lt;br /&gt;Yitmeden ve&lt;br /&gt;Hiçbirşeyi yitirmeden.&lt;br /&gt;01.10.2002 Perşembe&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;pşşaşe:kız&lt;br /&gt;tzıxu:insan&lt;br /&gt;f’ıwe wuzolhağur: varlığının olumluluğunu onaylıyorum&lt;br /&gt;f’ıwe dızerolhağur: birbirimizin varlığının olumluluğunu onaylıyoruz&lt;br /&gt;sesli dinlemek için: &lt;a href="http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=75679"&gt;http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=75679&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-5373694637567364115?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/5373694637567364115/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=5373694637567364115' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5373694637567364115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5373694637567364115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/fiwe-wuzolhaur.html' title='F’IWE WUZOLHAĞUR'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-802195167762312237</id><published>2008-02-06T15:06:00.001+02:00</published><updated>2008-04-08T19:45:10.424+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>DİL İNSANIN İFADESİDİR</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;DİL İNSANIN İFADESİDİR. DİLİMİZİN YOKOLUŞU BİZİ İFADESİZ KILMAKTA VE ADIGE OLMAYI ANLAMSIZLAŞTIRMAKTADIR.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dilimiz dünyadaki en değerli insanlık hazinesidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Maalesef çoğumuz bunun farkında değiliz ve dilimize gereken önemi vermiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Peki dilimizi değerli kılan nedenler nelerdir üzerinde bir düşünelim.....&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dilimizdeki sözcükler insanın doğasına tamamıyla uygunluk gösteren ve insanın asıl varlarlığını ifade eden seslerdir. Farkındayım bu çok büyük bir iddiadır ve kesinlikle de doğrudur. Mesela dilimizde "insan (tzıxu)" sözcüğünün derinliği herhangi bir anadil kullanıcısı tarafından bile üzerinde biraz düşünülünce anlaşılır. İnsan sözcüğünün taşıdığı ve verdiği anlam şudur; "farkındalıkla varolan varlık". Başka hiçbir dilde insanı bu kadar ifade eden bir anlam yoktur. Yaratıcı(The) insana farkındalık bahşetmiştir ve bu özelliğiyle evrende ayrıcalıklı kılmıştır. Mesela İslamın kutsal kitabında ilk söz "Oku" dur. "Oku" sözcüğü Adıgecede "Yege=Yece"dir. "İsimlendir", "Oku", "Çağır" anlamlarına gelir. Ben "İsimlendir" anlamı üzerinde duracağım. Adıgecede tzıxu(insan) sözcüğü içinde "tz" sesi isim anlamındadır, "tzı" isimlendiren anlamındadır. Adıgecede birşey isimlendirilirken o şeyin işleyişine göre isimlendirilir. "tz" sesi ayırdetme ve kodlama anlamına gelir= işleyişini kavrama ve isimlendirme. Yani ilk söz" tzıxu sözünün anlamına uy=farkındalık taşıdığının ayırımına var"dır...İlk söz kısaca "Tzıxu ol" anlamındadır....Oku=kainatın işleyişini ayırdet, kavra, anlamlandır...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Adıgecede ayrıca bilmek anlamında iki sözcük vardır. Birincisi "tzıxu" ikincisi "ş'e"... "Tzıxu "eyleme geçmemiş bilgidir. "Ş'e " eylemselleşmiş bilgidir. "Ş'e" sözcüðü ilginçtir; "kendine yenilmek ve yapmak anlamlarını da taşır" 'bilmek' anlamıyla içiçe olarak. .. İnsan ham olarak bütün evrensel bilgileri doğasında taşır. Yaşadığımız herşeyin bize tanıdık gelmesi bu özelliğimizdendir. Ancak ham bilgiler taşımanın bir değeri yoktur. İnsan varlık olarak evrenin ham bilgisi ile gelir yeryüzüne yani "tzıxu" deki "bilgi" ile ve ayırdetme özelliğiyle. Daha sonra eğer bu bilgileri doğasına uygun açığa çıkarırsa o bilgi eylemselleşmiş gerçek bilgi olur.... Adıgecede "yeryüzü" "ş'ıgu" demektir ,yukardaki "ş'e" sözcüğündeki anlamda, yani "kendine yenileme ve bilgiyi eylemselleştirme yeri"... Dünya ve dünyadaki insanın konumu da bu değil mi zaten...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dilimiz yitmemeli.... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;marğuşş vezir savrum 28/11/2007 salı 00:13&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-802195167762312237?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/802195167762312237/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=802195167762312237' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/802195167762312237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/802195167762312237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/dil-insanin-ifadesidir.html' title='DİL İNSANIN İFADESİDİR'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-2805175721134156209</id><published>2008-02-06T15:01:00.001+02:00</published><updated>2008-04-08T19:48:32.295+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>АДЫГАГЪЭ~ADIGAĞE</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;АДЫГАГЪЭ&lt;br /&gt;Зы къамэжь,&lt;br /&gt;Уэрэдит1,&lt;br /&gt;Бзэ ныкъуэ,&lt;br /&gt;Ныбжьэгъуищ&lt;br /&gt;Зэхэслъхьэмэ&lt;br /&gt;Аращ си Адыгагъэр.&lt;br /&gt;Къамэр сигум къыхыоуэ,&lt;br /&gt;Уэрэдхэм скъагъэделэ,&lt;br /&gt;Бзэ ныкъуэм&lt;br /&gt;И1уатэкъым си гупщысэхэр,&lt;br /&gt;Ныбжьэгъуищым стырагъэуфкъым.&lt;br /&gt;Къыстеуащ Адыгагъэр.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;09.01.2003&lt;br /&gt;Мэхуэку&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ADIGAĞE&lt;br /&gt;Zı khamejj,&lt;br /&gt;Weredit',&lt;br /&gt;Bze nıkhue,&lt;br /&gt;Nıbjjeğuişş&lt;br /&gt;Zexeslhheme&lt;br /&gt;Araşş si Adıgağer.&lt;br /&gt;Khamer sigum khıxowe,&lt;br /&gt;Weredxem sıkhağedéle,&lt;br /&gt;Bze nıkhuem&lt;br /&gt;Yiuatekhım sigupşşısexer,&lt;br /&gt;Nıbjjeğuişşım sıtırağawufkhım.&lt;br /&gt;Khıstewaşş Adıgağer&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;09.01.2003&lt;br /&gt;Mexueku&lt;br /&gt;makhç'e fede'u: &lt;a href="http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=74399"&gt;http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=74399&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-2805175721134156209?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/2805175721134156209/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=2805175721134156209' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2805175721134156209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/2805175721134156209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/adigae.html' title='АДЫГАГЪЭ~ADIGAĞE'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-9065683825794158997</id><published>2008-02-06T14:56:00.001+02:00</published><updated>2008-04-08T19:48:09.774+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Сигур си1эщэу~SİGUR SİEŞŞEW</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Сигур си1эщэу&lt;br /&gt;Сигур си1эщэу&lt;br /&gt;Гъаш1эм спэуващ.&lt;br /&gt;Гу зыхэмыль 1эщэхэр&lt;br /&gt;Сигум къыдэуащ.&lt;br /&gt;Сэ зэ сызэмуар&lt;br /&gt;Минрэ къызэуащ.&lt;br /&gt;Сэ сигум сезэуащ&lt;br /&gt;Сигум зиущэхуащ.&lt;br /&gt;Гъаш1эр гум щышынащ&lt;br /&gt;Гум гъаш1эр иужэгъуащ.&lt;br /&gt;Гъаш1эр гум маф1эк1э къыщезауэм&lt;br /&gt;Сэ абы сипсэри гуэсльхьэжащ.&lt;br /&gt;29.11.2001&lt;br /&gt;Мэхуэку&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİGUR SİEŞŞEW&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigur sieşşew&lt;br /&gt;Ğaş'em sıpewvaşş.&lt;br /&gt;Gu zıxemılh eşşexer&lt;br /&gt;Sigum kıdewaşş.&lt;br /&gt;Se ze sızemwar&lt;br /&gt;Minre khızewaşş.&lt;br /&gt;Se sigum sezewaşş&lt;br /&gt;Sigum ziwşşexuaşş.&lt;br /&gt;Ğaş'er gum şşışınaşş&lt;br /&gt;Gum ğaş'er yiwjeğuaşş.&lt;br /&gt;Ğaş'er gum maf'eç'e khışşézawem&lt;br /&gt;Se abı sipseri gueslhhejaşş.&lt;br /&gt;29.11.2001&lt;br /&gt;Mexueku&lt;br /&gt;makhç'e fede'u: &lt;a href="http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=74502"&gt;http://www.antoloji.com/siir/multimedya/redir.asp?multi=74502&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-9065683825794158997?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/9065683825794158997/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=9065683825794158997' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/9065683825794158997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/9065683825794158997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/1sigur-sieew.html' title='Сигур си1эщэу~SİGUR SİEŞŞEW'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-5179726108973233744</id><published>2008-02-05T20:14:00.002+02:00</published><updated>2008-04-08T19:47:45.028+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>Pşınenın Kolları</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pşınenın Kolları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece kendimi&lt;br /&gt;“Pşıne”nin kollarına bıraktım.&lt;br /&gt;Hüzünlü hüzünlü okşuyor kulaklarımı…&lt;br /&gt;Beni aldı taa 79’lara götürdü.&lt;br /&gt;Asil Adıge gençlerinin şakalarını işitiyorum,&lt;br /&gt;Pshelıvenin özlemini anımsıyorum…&lt;br /&gt;Ben o zaman karar vermiştim&lt;br /&gt;“Adıge ş’ale” olmaya..&lt;br /&gt;Ben seviyordum o gençleri&lt;br /&gt;Asil ve gururluydu hepsi de…&lt;br /&gt;Birisi asi ve boyuneğmez&lt;br /&gt;Birisi “pshelıve” sıcaklığıydı…&lt;br /&gt;Hep gelsinler isterdim&lt;br /&gt;Hep misafir olsunlar…&lt;br /&gt;Küçücüktüm evet&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Yüreğime bir coşku ve ateş düşmüştü&lt;br /&gt;Pşıne ritminde atıyordu yüreğim&lt;br /&gt;“Khafe” gibi asil ve&lt;br /&gt;Hüzünlüydü düşlerim..&lt;br /&gt;Ben halkıma sevdalanmıştım o zaman&lt;br /&gt;Benimle büyüyordu sevdam.&lt;br /&gt;Saimbeyli bana yanancı&lt;br /&gt;Ama ben kendimle tanışmıştım o zaman&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Kiraz bahçelerinde kocaman kirazlar&lt;br /&gt;Küçük bedenimde kocaman bir yürek&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Pşıne çalıyor hala ve&lt;br /&gt;O sarışın küçük çocuğu&lt;br /&gt;Gözlerinden öpüyorum&lt;br /&gt;Sıcak olmayan odamı&lt;br /&gt;Pşıneyle ısıtıyorum…&lt;br /&gt;Kendime “şeşen”den kanatlar yaptım&lt;br /&gt;Kaf Dağına uçuyorum.&lt;br /&gt;Masaldaki devlerden ateş çalmıyorum&lt;br /&gt;Onlar ateşi büyütsünler diye&lt;br /&gt;Odun taşıyorum onlara…&lt;br /&gt;Onlar da üşümüşler&lt;br /&gt;Ateşten bir iki kor kalmış.&lt;br /&gt;Küsmüşler ateşe&lt;br /&gt;Kimse artık onu çalmak istemiyor diye.&lt;br /&gt;Ateşe odun atıyorum&lt;br /&gt;Ateş büyüyor,&lt;br /&gt;Soğuktan uyuşan devler canlanıyor.&lt;br /&gt;Devler gülümsüyor&lt;br /&gt;Sevgiyle bakıyorlar.&lt;br /&gt;Sonra hep birlikte&lt;br /&gt;Oturuyoruz ateşin çevresine.&lt;br /&gt;Isınıyor bedenlerimiz…&lt;br /&gt;“Sosrıkhue”yi anlatıyorlar bana,&lt;br /&gt;Ve soruyorlar&lt;br /&gt;“O ateş hala halkının yüreğinde mi?” diye.&lt;br /&gt;Susuyorum…&lt;br /&gt;Sonra uğurluyor devler beni&lt;br /&gt;Yüreğimdeki ateşe&lt;br /&gt;Korlar katarak.&lt;br /&gt;Ben de şeşen kanatlarımı onlara bırakıyorum.&lt;br /&gt;“Khafe”yle asil ve hüzünlü dönüyorum odama.&lt;br /&gt;Sonra oturuyor devleri düşünüyorum,&lt;br /&gt;Biliyorum o ateşi söndürmeyecekler artık&lt;br /&gt;Kaf Dağı üşümeyecek&lt;br /&gt;Çünkü ateşi seven çocukları var onun.&lt;br /&gt;04.11.2001 Pazar&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pşıne:adıge halk çalgısı&lt;br /&gt;pshelıve:adıge yemeği&lt;br /&gt;adıge ş’ale:adıge genci&lt;br /&gt;khafe:adıgelerin hüzünlü dansı&lt;br /&gt;şeşen:adıgelerin coşkun dansı&lt;br /&gt;sosrıkhue:devlerden ateş çalan adıge kahramanı&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-5179726108973233744?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/5179726108973233744/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=5179726108973233744' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5179726108973233744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/5179726108973233744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/pnenn-kollar.html' title='Pşınenın Kolları'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-6044661317721632938</id><published>2008-02-05T20:12:00.000+02:00</published><updated>2008-04-08T19:38:24.056+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>ADIGE Ş'ALE</title><content type='html'>ADIGE Ş’ALE&lt;br /&gt;Binlerce anlam taşımak&lt;br /&gt;Binlerce anlama dokunmak Adige Ş’ale  olmak.&lt;br /&gt;Asaletin ikliminde büyümek&lt;br /&gt;Soylu bir gururla hayata dokunmak&lt;br /&gt;Hassas bir yüreği yenilmez bir inançla dokumak&lt;br /&gt;Boyun eğmemek insanca olmayana&lt;br /&gt;Karşı durmak yalnızlıklarda da olsa onursuzluğa&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Güven olmak halkına, Adıge ş’ale olmak.&lt;br /&gt;Sıcak ve narin bir yürek armağan etmek halkına..&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;İnsan olmanın heyecanının doruğunda olmak&lt;br /&gt;Sonsuz gözlerle hayata bakabilmek&lt;br /&gt;Sonsuzluğu hediye etmek gelecek nesillere&lt;br /&gt;Soylu sonsuzluk olmak Adige ş’ale olmak&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Ruhun soylu arayışını bedeniyle kirletmemek&lt;br /&gt;Pşaşesine asil ruhunu kurban etmeden bakmak&lt;br /&gt;Pşaşesine yüreğinin gerçeğiyle dokunmak&lt;br /&gt;Yürek olmak pşaşeyle Adige ş’ale olmak&lt;br /&gt;…                                                     ( 01.02.2002)&lt;br /&gt;Biz bilmeyiz bedene duyulan sevgileri.&lt;br /&gt;Gözlerden dokunuruz sevgiye.&lt;br /&gt;Biliriz ki tavizi affetmez ruhumuz.&lt;br /&gt;Ruhumuzu ısıtan en güzel şey ‘sevgili’nin dokunuşu değil&lt;br /&gt;‘Khaşen’imizin o içten gülümsemesidir.&lt;br /&gt;Bizi üşüten bedenimizin yalnızlığı değil&lt;br /&gt;‘Khaşen’imizin bize gözlerden dokunmaması…&lt;br /&gt;Zordur Adıge ş’ale olmak,&lt;br /&gt;Bedenlerin ruhlarla dalga geçtiği bir çağda.&lt;br /&gt;Sen ki ruhunun tüm çıplaklığıyla seveceksin&lt;br /&gt;Khaşeninin o içten gülümsemesiyle yetineceksin..&lt;br /&gt;Zor işte Adige ş’ale olmak,&lt;br /&gt;“‘Asalet paradır.’ çağı”nda.&lt;br /&gt;Zordur gerçekle ,yalnız gerçekle, dokunmak bir insana.&lt;br /&gt;Baş eğmeden Adıge ş’ale kalmak,&lt;br /&gt;Ruhunu satmamak zordur.&lt;br /&gt;…                                                  &lt;br /&gt;Sadece anne babamızın çocuğu değiliz biz.&lt;br /&gt;Biz tüm halkın çocuğuyuz.&lt;br /&gt;Halkımız ailemizdir bizim.&lt;br /&gt;Kardeşliğimiz kanla değildir&lt;br /&gt;Delhxuğa’yla nıbjjeğuğe’yladır.&lt;br /&gt;Her Adıge Pşaşe’yle delhxu&lt;br /&gt;Her Adıge Ş’ale’yle nıbjjeğu’z biz.&lt;br /&gt;Yürek inceliğiyle paylaşır,&lt;br /&gt;Yürekten güveniriz birbirimize.&lt;br /&gt;Yaşamak bir sanatsa eğer&lt;br /&gt;Bir ince usta olmaktır bu.&lt;br /&gt;Nice şiiri okumak yerine&lt;br /&gt;Şiir olmaktır bu.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Her Adıge evi evimiz,&lt;br /&gt;Adıgağe beraber söylediğimiz&lt;br /&gt;Şarkımızdır bizim.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Khafe’nin ince büyüsüyle&lt;br /&gt;Dalmaktır ruhun derinliklerine Adıge ş’ale olmak,&lt;br /&gt;Şeşen’in çoşkusu olmak,&lt;br /&gt;Wuig’le insan olmanın arenasına çıkmaktır.&lt;br /&gt;…                                                              (02.01.2002)&lt;br /&gt;Hayatın gerçeğini espiriyle yoğurup&lt;br /&gt;Neşeyle paylaşılan sevinçler veririz birbirimize.&lt;br /&gt;Hepimiz birer nota&lt;br /&gt;Toplamımız güzel bir şarkıdır bizim&lt;br /&gt;Nıbjjeğuğe dünyamızda.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Şarkımız bazen sustuğunda&lt;br /&gt;Yeni bir şarkıyla birleşene kadar&lt;br /&gt;En sonsuz tınılarımızın yerlerini arar&lt;br /&gt;Güzel bir besteyle birleşiriz yeniden.&lt;br /&gt;…                                                        &lt;br /&gt;Tabularla karanlığa gömülen ‘kız’larla&lt;br /&gt;Açık olmanın kontrolsüz çirkinliğiyle değil&lt;br /&gt;Pşaşe olmalarının asaletinin güzelliğiyle konuşur&lt;br /&gt;Cinselliğin bastırılmış bulanıklığında değil&lt;br /&gt;‘İnsan olmanın cinsel espirisi’nin gerçekliğinde&lt;br /&gt;Ancak ince espiriler yaparız bizler.&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Selam guape olsun halkımıza&lt;br /&gt;Bize yürek veren halkımıza&lt;br /&gt;Nıbjjeğulerimize, wunağuelerimize&lt;br /&gt;Selam guape olsun Adıgağeye&lt;br /&gt;Guape olsun yaşam hepimize.&lt;br /&gt;                                                          (07.01.2002)&lt;br /&gt;                                                           ş’ale:delikanlı&lt;br /&gt;                                                           pşaşe:delikanlı kız&lt;br /&gt;                                                           delhxu:erkek kardeş&lt;br /&gt;                                                           nıbjjeğu: dost,arkadaş,yoldaş&lt;br /&gt;                                                           Adıgağe:Adıgelik&lt;br /&gt;                                                           guape:yürekten&lt;br /&gt;                                                           wunağue:aile&lt;br /&gt;marğuşş vezir savrum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-6044661317721632938?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/6044661317721632938/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=6044661317721632938' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6044661317721632938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/6044661317721632938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/adige-ale.html' title='ADIGE Ş&apos;ALE'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-337710261214833578.post-7591239700743880382</id><published>2008-02-02T13:51:00.001+02:00</published><updated>2008-04-08T19:47:18.263+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigabza'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ГУПЩЫСЭХЭР'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adige'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэбзэ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adigebze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GUPŞŞISEXER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='адыгэ'/><title type='text'>нану усэхэр~NANU WUSEXER</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s200/IMAG0259.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ХЪЭРИНЭ&lt;br /&gt;Хъэринэ сош1э&lt;br /&gt;Сэ сиц1эр къаш1э&lt;br /&gt;Сэ сиц1эр “Мазэ”щ&lt;br /&gt;Умыш1эмэ зэгъаш1э&lt;br /&gt;31.01.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ХЬЭМК1ЭРЫМК1Э&lt;br /&gt;Хьэик1эрымк1э&lt;br /&gt;Шымк1эрымк1э&lt;br /&gt;Зэ къоп1к1ыхыр&lt;br /&gt;Зэ зэи доп1к1ер&lt;br /&gt;Мэц1э ц1ык1уур&lt;br /&gt;Цынэм хыоп1к1э&lt;br /&gt;Ц1ынэ ц1ынэ&lt;br /&gt;Мэц1э ц1ынэ&lt;br /&gt;Къыбжез1акъэ&lt;br /&gt;Умып1к1э уэ&lt;br /&gt;31.01.2008&lt;br /&gt;ГЪЭФ1А Ц1ЫК1У&lt;br /&gt;Соджэри да1уэкъым&lt;br /&gt;Зэхехри къак1уэкъым&lt;br /&gt;Абы сытхэр хузи1э&lt;br /&gt;Къаплъэуэ илъвгъукъым.&lt;br /&gt;Си дэхэц1ык1у сзэхэх&lt;br /&gt;Сы1эрылъыр сы1эш1эх&lt;br /&gt;Дэхэц1ык1уур къожьэр&lt;br /&gt;Ядэр вбы пожьэр.&lt;br /&gt;Дыщэц1ык1уур къогуф1эр&lt;br /&gt;Ядэм ари егъаф1эр.&lt;br /&gt;31.01.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ХЪЭНДЖЭРЭЗУ&lt;br /&gt;Хъэнджэрэзур мэджэрэзыр&lt;br /&gt;Ш1ылъэм хуэду мэуфэрэзыр&lt;br /&gt;Соджэрэзыр соуфэразэр&lt;br /&gt;Нанэ ищхьэр согъэуназэр&lt;br /&gt;Хъэнджэрэзу хъэнджэрэзу&lt;br /&gt;Содэхьэшхыр зэрджэрэзу&lt;br /&gt;31.01.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;П1У&lt;br /&gt;Дыгъэр къопсыхыр&lt;br /&gt;Шэнтым сопсыхыр&lt;br /&gt;Бжэ1упэм сш1ок1ыр&lt;br /&gt;Бжьэпэмк1э сдок1ыр&lt;br /&gt;Гъэтхэри къоблагъэ&lt;br /&gt;Ш1ыдэхэр мэгъагъэ&lt;br /&gt;Мыраудзхэр мэгъагъэ&lt;br /&gt;Ш1ыдэхэр куэддыдэщ&lt;br /&gt;Я куц1хэр 1афдыдэщ&lt;br /&gt;Мыраудзыр дэнэ к1уа?&lt;br /&gt;Мыраудзыр къэбгъуэта?&lt;br /&gt;“п1у п1у шэйт1ан&lt;br /&gt;Т1у къэзгъуэтмэ эыр уэуещ&lt;br /&gt;Зыр сэсещ”&lt;br /&gt;((((дщыц1ыкъум “п1у п1у шэйт1ан Т1у къэзгъуэтмэ эыр уэуещ Зыр сэсещ”жыт1эт зыгуэрэ щытльыхъуэм.))))&lt;br /&gt;31.01.2008&lt;br /&gt;Маргъущ Везир Саврум&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/337710261214833578-7591239700743880382?l=gupssise.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gupssise.blogspot.com/feeds/7591239700743880382/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=337710261214833578&amp;postID=7591239700743880382' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7591239700743880382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/337710261214833578/posts/default/7591239700743880382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gupssise.blogspot.com/2008/02/nanu-wusexer.html' title='нану усэхэр~NANU WUSEXER'/><author><name>siadigebze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01362688478379869524</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='6' src='http://bp1.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R7nuJA7-2tI/AAAAAAAAABM/OpiKAW_i9cs/S220/siadigebze+k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_96vfk3vI0Fs/R_udzBMK_NI/AAAAAAAAABY/TDWYVAeK-fM/s72-c/IMAG0259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
