Friday, June 26, 2009

NART TV’YE YARDIMLARINIZI TÜRKİYEDEN NASIL ULAŞTIRABİLİRSİNİZ

NART TV’YE YARDIMLARINIZI TÜRKİYEDEN NASIL ULAŞTIRABİLİRSİNİZ
Pek çok insanımızın sıkıntısı Nart TV ye yardım göndermek istemelerine rağmen bunu nasıl yapabileceklerini bilememeleridir. Yardımlarınızı aşağıdaki yollarla yapabilirsiniz:

Türkiye İş Bankasından: Gişeye gidip Ürdündeki bir hesaba para göndermek istediğinizi belirtirsiniz ve aşağıdaki bilgileri verirsiniz:
Banka Adı=Bank Name :
ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER
Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX
Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS
Hesap No=ACCOUNT NO : 0290114278001
Para aktarırken bankanın talep ettiği havale giderinin alt limiti 35 Türk Lirasıdır. Havale edilen miktar arttıkça havale ücreti de belli bir oranda artar. Ancak Türkiye iş bankası parayı bizzat kendi bünyesinde aktarabildiği için hesaplı görünmektedir.

Denizbanktan: Ürdündeki bir hesaba para göndermek istediğinizi belirtip ilgili müşteri temsilcisinin yanına gidip göndereceğiniz hesap ve bankayla ilgili aşağıdaki bilgileri verirsiniz:
Banka Adı=Bank Name :
ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER
Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX
Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS
Hesap No=ACCOUNT NO : 0290114278001
Paranızı bankada Dolara çevirip hemen yollayabilirsiniz.
Havale ücretleri: 0-100 $ için 15$
100-200 $ için 22 $
200-300 $ için 29 $
300-400$ için 34 $
400-500$ için 42 $
500-750$ için 47 $
750-1000$ için 52 $
1000-1500$ için 78 $
1500-1750 $ için 83 $
1750-2000 $ için 93 $
2000-2500$ için 113 $
2500-3000$ için 123 $
3000-3500 $ için 143 $
4500-5000 $ için 203 $ havale ücreti ödersiniz
Ziraat Bankasından: Ürdündeki bir hesaba para göndermek istediğinizi belirtip ilgili birime ulaşırsınız. Ziraat Bankası Western Union aracılığıyla paranızı transfer eder. Transfer sırasında elinize bir form verilir ve kendi bilgilerinizin yanısıra aşağıdaki alıcı bilgilerini doldurursunuz:
ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER
Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX
Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS
Hesap No=ACCOUNT NO : 0290114278001
Havale ücretinin alt limiti 55 Türk Lirasıdır ve miktar arttıkça havale ücreti artar.

HSBC Bireysel İnternet Bankacılığı yoluyla
Para Transferleri Menüsü'nden "SWIFT" işlemini seçerek, yurtdışına veya başka bir bankaya döviz gönderebilirsiniz. Burada havale işlemi için kullanacağınız döviz hesabınızı, havaleyi göndereceğiniz bankanın bulunduğu ülkeyi seçmeniz, bankanın bulunduğu ili ve bankanın adını belirtmeniz gerekmektedir. Bu bilgilerin seçiminden sonra, alıcının hesap numarasını, adını soyadını, adresini, işlem tutarını, işlem açıklamasını ve telefon numaranızı girerek döviz
havalesini gerçekleştirebilirsiniz.
Sevgili Adıge halkı bu iş gönüllülük ve fedakarlık işidir. Adıge halkı adına endişelenen ve yarınımız olmasını isteyen herkesi desteğe çağırıyorum. Unutmayın ki çok zaman kaybettik ve artık zaman kaybetmek Adıge olmayı yitirmek anlamına gelmektedir.

Sunday, June 21, 2009

NART TV’NİN SESİNE KULAK VERMEYİN SESİNE KATILIN

NART TV’NİN SESİNE KULAK VERMEYİN SESİNE KATILIN
Aylardır arıyordum ve sonunda ulaştım NART TV ye. Kendi anadilinden TV seyretmek apayrı bir haz. Ancak çıplak gerçeklerle yeniden yüzleştim.
Bir grup genç insanın ortaya çıkıp birşeyler yanlış gidiyor durdurmak lazım anlayışıyla ortaya çıkan bir hikaye NART TV. Teknik yönden oldukça amatör sayılabilecek bir girişim olarak da değerlendirilibilir. Ancak bunun hiçbir önemi yok. Dilimizi en çok asimile eden görsel medyanın tersine kullanılabilmesi için bir şanstır NART TV.
Öncelikle ikna olmak istiyorsanız kanala teknik olarak ulaşmanız lazımdır. Maddi olarak bu kanala ulaşmanın bedeli ortalama 20-30 TLdir. Uydu ayarlayan herhangi bir teknik eleman yarım saat içinde gerekli ayarlamaları yapabilmektedir. En kolay ayarlanabilen uydu Eurobird adlı uydudur. Teknik bilgiler:
Eurobird Uydusu
Location: 25.5 E

Frequency: 11623 MHz

Polarization: Vertical

SR: 27500

FEC: 3/4

Teknik olarak uydudan kanala ulaştıktan sonra başlıyor aslında herşey. Türkiyedeki Adıgelerin ne kadar duyarsız ve ilgisiz olduklarını farkediveriyorsunuz ve kendinizi kıyasıya eleştirmeye girişiyorsunuz...
NELER YAPABİLİRİZ
Öncelikle herşeyi yürütebilmenin yolu paradır. Nart TVnin de ifade ettiği gibi kanal sadece Ürdün’lülere ait bir kanal değildir. Kanal için şu anda canla başla çalışanların çoğu hem üniversitede okuyup hem de kanalı devam ettirmeye çalışan genç insanlarımızdır. Ayrıca Türkiyedeki Adıgeler kesinlikle vermeleri gereken ilgiyi vermemişlerdir bu oluşuma. Bu iş sadece Ürdünlü Adıgelerin sırtına yüklenecek ve bekleyecek bir iş değildir. Televizyon alanında yetişmiş ve bu işi profesyonelce yapabilecek insanların artık televizyonu yürütmeye başlamaları acil hale gelmiştir ve Adıge halkı bunu finanse edebilecek güçtedir.
Türkiyede hep sayımızla övünmekten vazgeçip o sayıyla birşeyler ortaya koyma zamanıdır artık.
Şu anda kanal için bir fon kurulmuştur ve sağlıklı yayınlara geçebilmek için gerekli paranın ancak bir kısmı toplanabilmiştir. Öncelikli hedefimiz kanal reklam ve sponsor alarak kendini ekonomik olarak yürütmeye başlayana kadar gerekli olan parayı sağlamaktır.
Yapabileceklerimiz:
• Öncelikli olarak İngilizce bilen gönüllüler info@narttv.com e-mail adresine e-mail yollayarak nasıl yardımcı olabilecekleri yolunda bilgi alışverişinde bulunabilirler.
• NART TV ile anlaşıp yasal şekilde Türkiyedeki Adıgelerin para yatırabilecekleri bir banka hesabı(TÜRK BANKASI) açılıp kampanyalar düzenlenebilir.
• Derneklerimizden herhangi birisi NART TV yardımlarının merkezi olabilir.
• NART TV nin evlerde ayarlanması işi için teknik elemanlarla anlaşılabilir ve elde edilecek gelirin bir kısmı NART TV ye aktarılabilir.
• İşadamlarımıza işin önemini anlatıp yönlendirecek gönüllü genç ekipler kurulabilir...
Bunlar ilk anda akla gelenler... Yeter ki karar verelim. Göreceksiniz çok şey değişebilir.
DİREKT YARDIMDA BULUNMAK İSTEYENLER İÇİN:
Banka Adı=Bank Name :
ARAB BANKING CORPORATION(JORDAN)-BAYADER
Swift Kodu= SWIFT CODE : ABCJJOAMXXX
Hesap Adı= ACCOUNT NAME : NART FOR ART PRODUCTIONS
Hesap No=ACCOUNT NO : 0290114278001
Marğuşş Vezir Savrum

Thursday, April 23, 2009

Dernekler Thamadelerimiz Olmalı


Türkiyedeki Adıge toplumunun en büyük zaafiyeti sivil toplum kuruluşları eliyle sorunlarına çözüm üretecek bir aşamada bulunmayışıdır. Adıge toplumunu temsil eden sivil toplum kuruluşları ekonomik olarak olumsuz bir durum içindedirler ve toplumun ihtiyaçları konusunda güçlü tutum sergileyememelerinin en büyük sebebi budur.
Derneklerimiz toplumumuza malesef malolabilmiş değildirler. Bunun sorumlusu dernek çalışanları veya dernek emekçileri değildirler. Bunun en büyük sorumlusu malesef Adıge toplumunun kendisidir.
Derneklerimiz "THAMADE"lerimiz olmalıdır. Bildiğiniz gibi thamade toplumun anlık ihtiyaçlarına göre toplumun öne çıkardığı toplum adına davranabilen ve yanlış da yapsa hatası sahiplenilebilen, toplumsal tepkileri odaklayıp yansıtan mekanizmalardır.
Genel anlamda Adıge toplumunun en büyük ihtiyacı kendisini genel toplumda yansıtabilecek ve thamade mekanizması gibi toplumun değer verip sahip çıkacağı bir oluşumun zamanımızın ihtiyacı olduğunun farkına varması ve bunun gereğini yapmaktır. İhtiyacın kabul edilmesi hiçbirşey ifade etmez. Ancak bu ihtiyacı toplumsal bir reflekse dönüştürünce ve sonuç yaratıcı olununca birşey ifade eder.
Hep dışarıdan eleştirilen dernek emekçilerinin özel yaşantıları nasıldır bilir misiniz? Hem kocaman misyonlarını gerçekleştirecekler hem de geçinecekler... Çoğu kocaman yüklerinin altında öyle bir ezilirler ki özel yaşantıları çileyle doludur bu insanların. Hem ait oldukları topluma anlatamazlar kendilerini hem de emek harcadıkları toplum onları acımasızca eleştirir. Toplumsal yansımanın bir öncüsü olmak bir yana toplumsal tepkisizliğin karşısında ortaya çıkmış, toplumu için kendilerini feda eden ve feda oldukları toplumda değerleri hiç anlaşılmayan emekçilerdir bu insanlar.
Televizyonumuz niçin yok?,Kafkasya politikasında niçin gözardı ediliyoruz?, Derneklerde niçin sadece zexes, khafe, cegu var da başka birşey yok? gibi acımasız eleştirilerin muhattabı her zaman dernek emekçileridir. Ancak onlar hiç sormaz: Ne kadar katkıda bulundun derneğe?, Niçin sadece zexeste,khafede ve cegu'de vardın?, Kaçınız toplanıp haydi şu amacımız var ve sonuna kadar tüm varlığımızla sizi destekleyeceğiz?....
Türkiyede 6 milyon olmakla övünürüz ancak 6 milyon gibi olamayız bir türlü. Anlamsız ve içi boş bir rakamdan ibaretiz malesef.
O dinci, diğeri solcu, diğeri Rusçu onlardan hayır gelmez derken acaba kaçınız kendi öz düşüncenize uyan bir derneğe yardımda bulundunuz veya o eleştirdiklerinizden iyi olmaya çalışıp topluma düşüncelerinizi malettiniz.
Uyanın ey halkım... Nasıl ki kişinin kendi dünyasını yaşayacağı alanı kendisine sağlaması için para gerekiyorsa Türkiye içinde yeniden anlamlı bir toplum olabilmek ve kendimizi kendimiz olarak yansıtabilmek için parasal güç gerekiyor. Derneklerimizi folklör ve dernek geceleri ekseninden çıkarmanın tek yolu onları güçlendirmek. Televizyon parayla olur, okur-yazarlık parayla olur, Adıgeliği yeniden ifade etmek parayla olur. Dernekler Adıgeliğin ve Adıge insanın kaynaklarının toplanma ve işlenip paylaşılma merkezleri olmalıdır. Dernek emekçilerinin derhal kendi hayatlarını kazanıp aynı zamanda canla başla kendilerini feda etmelerinin toplumsal destekle önüne geçilmelidir. Dernek emekçiliğini layıkıyla yürüten insanlarımızın hem kendi hayatları hem de toplumumuzun refleksini eylemleştirecekleri çalışmalar için desteklenmeleri gerekmektedir.
23,04,2009
Perşembe
02:55
Marğuşş Vezir Savrum

Sunday, April 19, 2009

Ay...ADIGE YÜREKLİLERE

video

Thursday, March 26, 2009

Дунейм щынэхъ дахэр сыт?

Дунейм щынэхъ дахэр сыт?
Адыгэ хъыджэбзыращ.
Абы нэхъ дахэжыр сыт?
Адыгэшу къабзэращ.
Адыгэшыр зыгъэдахэр сыт?
АдыгэлI губзыгъэращ.
Ар зыгъэгубзыгъэр сыт?
И бзэр - адыгэбзэращ.

Нало Заур
PSINE-ПСЫНЭ

Tuesday, March 10, 2009

2 Rediscovery Of Adige Language’s Soul Will Rebring Humanity Freedom

LHAĞUNIĞE
It is translated as "love" but "love" does not represent the meaning.
In Adige language if you love a person, God or a flower in the same logical (heartal) way. Love is not a feeling that represents your attitude towards a thing because you get benefit from that. If you say to someone or something " I love you." in Adige language what you represent? In Adige language "F'ıwe wuzolhağur." is translated as "I love you" but it is not a complete translation. If you say to someone or something"F'ıwe wuzolhağur." you express: 1) I am aware of what you are. I clearly know and understand what you are. 2) I am aware that what you are is good/positive. 3)I am accepting things which come from you as positive and I am positoning positively towards you.
"F'ıwe wuzolhağur.":seeing in a good (clear, aware) way, being aware of
:the seen thing is good, kind, thankful...
:being in a positive manner towards
An Adige does not accept any values which he is not aware of. He does not accept a darkful God. He believes in God when he clarifies God. He dos not get afraid of God but he respects God. He does not accept any value without "F'ıwe wuzolhağur."..
An Adige loves a person because he is a positive value to his humanity.
An Adige loves a flower because its smell or appearance awakes a side of humanity inside himself..
10.03.2009
Tuesday 17:33
Marğuşş Vezir Savrum

Saturday, December 20, 2008

Rediscovery Of Adige Language’s Soul Will Rebring Humanity Freedom

Languages were the representation of humanity at the begining. Nearly all languages except Adige language lost their nature. Languages are only groups of sounds and given meanings nowadays and in history. When languages lost their representation power of humanity human beings created religions to represent themselves but this created only violence and terror for humanity. Language is not only for communicaton at the same time it is for representing and sharing our humanities. If we can represent ourselves
Let us have a look to Adige Language. Adiges are North Caucassia’s autochthonous people. Adiges have a language in which every sound has a deep meaning. If you browse in Adige Culture you see the humanity’s mathematical elements. Adige words represent Adige-humanbeing’s soul’s pysical shape in the world.
TZIXU
Let us begin our word journey from the word which is translated into English as “human being”. If you ask someone what human being is, he will say many things but he will not give the real meaning. Human being differs from other creatures but what makes him different is not clear in languages. Only learned knowledge is expressed when given its meaning. On the other hand, in Adige Language human being’s equivalent “tzıxu” means “the being who has awareness and whose life depends of awareness”. The word etymologically means “ the creature which is aware of the process of the universe and who has the ability of expressing it ,and whose life depends on this”.
Only clarity makes human being feel happy in reality. If something contains a little doubt human being doesn’t feel happy in reality. Our nature necessitates understanding and understanding makes us feel happy. Human being’s nature is represented clearly by the word “tzıxu”. If someone is aware of that he is a tzıxu, he is aware of his natures necessity.
Everyone has a superior value which shapes his life. This value is the core of the person’s being. Without the conciousness of being a tzıxu a human being does not reveal real himself at any time. If someone acceps something without the conciousness of being a tzıxu that thing is not a real part of him.
How does a tzıxu think? How does something becomes our part? How do we build ourselves?...
A tzıxu thinks with his godlike ability as a tzıxu. In every language except Adige language if you consider “thinking” you consider your head. On the other hand in Adige Language if you consider “thinking” you consider your heart.
What are the differences of these thinkings?...”Gupşşısen” is the word which is translated as “to think”. Gupşşısen means “evaluating with the godlike awareness and make the thing part of thyself”. The limit of the heart is not narrowed by the universe. This thinking is inside and above the universe. You can sense God only by “gupşşıse”. You feel God is positive, good, respectful. You see God’s real vision but you can not express it by the universal phenomenon. Thinking is limited by the universe. It can not reach out of the universe. It can understand all the phenomenon of the universe. Thinking never reaches the real God. It compares everything to universal elements. Brain supposes that there is a God but gupşşısen’s eyes touch God.
Gupşşısen builds humanity of the person and thinking builds the path for it in the universe. Gupşşısen is aware of every concept of godlike-humanity. A child’s gupşşısen’s and an adult’s gupşşısen’s awareness are same. An adult’s being differs because he used his gupşşısen ability and built himself much more.
A human being uses both thinking an gupşşısen at the same time. In other words people have two thinking centers inside them. One is their heart and the other is their brain. Brain is the universal processor. Heart is godlike processor. Brain is the mechanical part of human being just like a body’s hands. When we experience something we use our brain as our hands to get it. Everything we get becomes our part. If we add the experienced thing in a wrong way to us, it does not become our real part and our human body aches. Human being is like a building. Its achitect is heart. Its engineer is brain. Brain depends on heart heart depends on God. If the engineer makes mistake the building becomes perishable.
If a human being is not aware of his architect he cannot build a real building. His structure becomes only a sand castle. In short, we build ourselves by experiencing the universe by the sense of God or gupşşısen.
Accepting Values
If you do not have awareness about what you live, you are the slave of that thing. If you are a slave you do not have a value of yourself.
A human being should accep the thing he lives by knowing that he is a tzıxu. If he loses control of the things what he lives he can not build a real human-building of his. If any idea demands you to hand in all of your control to it, it is your real enemy. For exeple if you believe in a religion and if it demands all control, it will not give you any humanish value. You will be only a slave of it. Most religions demand all the control..Brain gives God universal values. Brain-god is an imaginary god who has human values. He gets angry, he forgives, he is hot, he is cold, he has his community....But heart sees the real God. It does ndt draw a picture. It feels you positiveness.
Marğuşş Vezir Savrum
20.12.2008 Saturday
Note: It is not finished

Thursday, October 9, 2008

Kutsal

Başkaları çalışırken
Biz acımızı kutsadık.
...
Unuttuk
Acıdan kutsal olmaz
Ancak
Kutsal olan acı çeker
...
Kutsalımızı kaybettik
09.10.2008
Perşembe
Marğuşş Vezir Savrum

Saturday, September 20, 2008

Saxoplher Adıgexem. Yağase

Saxoplher Adıgexem.
Yağase tzık'uxem soplhır.
Awe Adıgew zri yaxeslhağuekhım...
Di lhep'khır mı oxu bzacem dawe khéğala xhunu...
Oxum yi naxhıç'er araşşi di tzıxuxerdf'ojér...
Adıgağer yaf'ezıguerejkhım... Adıgağer zeyınşedıdeşş...

29.12.2007
marğuşş vezir

Adıgem ya psıner fş'ere?

Adıge lhep'khır adréxem yaxez'etıç'ır yigupşşıseraşş. Adıge tzıxur zergupşşıser yiguraşş. Adıgebzeri gum khış'ej zı psıneşş. Adıgebzer şşıl'am dé a psınerğuijınuşş. A psıner şşığuam déyi Adıger ş'ınalhemtéç'ijınuşş...Mis mıraşş de di guzeveğuer. Pselhennaxh oxu zimıexem Adıgağem zri khıxalhefınkhım...Adıgem dipsıner meğu... Lho ar ğume mo di ş'eblerkhızerıdğeç'ijınur... Psı yanemısme axer téğuç'ınuşş ş'ınalhem...
29.12.2007
marğuşş vezir

LHAĞUNIĞE

Sıt lhağunığer? Khiç'ır sıt?.....Fıt'ısu fédaueme khıvjienşş Adıgebzem.Adıgebzeç'e zı tzıxum f'ıwe wuzolhağur şşıjév'am dé adrébzexem kham'uate kuedi dıjıv'a mexhur. Adıgebzeç'e lhağunığew tzıxum, Them, pemış'uwi şşı'ağexem xuep'uete lhağunığem pılhır, yi khéjjap'er zışş. Psori tzıxunımre tzıxunır ş'enığew khağelheğuenımreşş zepxar. Zı guerem şşhe f'ıwe solhağur şşıjıp'am dé zıxujıp'ar zerıp'tzıxur, mı bıtzıxuu şşıtırzerıf'ır, abı f'ıç'e zerızıxuebğazar, abı f'ı khızerpıç'ınır zerıplhıterkhep'ueta mexhur.Araşşi dibzer tzıxuğeç'e lheşşu şşıtşş. Tzıxuğeri ş'enığeşş.
29.12.2007
marğuşş vezir

Monday, June 30, 2008

ADIGEBZENİN GÜCÜ

“””Adıgebze gibi insanlık tarihi kadar tecrübesi olduğunu düşündüğümüz bir dilin (gücün) kendi rahatsızlığını teşhis etme ve reçetesini yazma bilgisi””” var mı sorusu üzerinde en çok düşünülmesi ve gereken sorudur.
Adıgecenin gücü ve önemi nedir insanlık açısından acaba?...
Adıgece birçok öğretinin ve dinlerin ulaşamadığı “gerçek insan olma” felsefesini dikkatli gözlere farkettiren bir dildir. İnsanı ayrıcalıklı kılan, insan olmayı düşüncesi ve yaşantısı ile sergilemesidir. Düşünce ve yaşantı ne kadar paralelse insan olma değeri o ölçüde yüksektir. Adıge dili ve Adıge yaşamı 20. yy’ın ilk çeyreğine kadar birbirine paralelken bu zaman diliminden sonra düşünce/dil aynı kalırken yaşam düşünceden uzaklaşmıştır. Başka bir deyişle insanlık kalitemiz düşmeye başlamıştır. Son zamanlarda daha da dibe vurmuştur. Bugün bize hiçbirşey başartmayan durum dibe vurmuşluğumuzdur.
----Bugün tüm insanlığın cevabını aradığı “niçin yeryüzündeyiz” sorusunun cevabı Adıgecede çok basit ve nettir. Adıgecede yeryüzü ş’ıgu demektir. Ş’ıgu, kelimesini biraz hissetmek veya üzerinde durmak yeterlidir. Ş’ıgu denince şu anlamlar hissedilir= eylemselleştirme yeri ve kendine yenileme yeri. Şu bir gerçektir ki insanın doğasında bütün evren bilgisi mevcuttur. İnsan birşeyi deneyimleyince/eylemselleştirince varolan bilgiyi somut yaşama dönüştürmüş olur. Yani bilgiyi kendine yenilemiş olur.
Yeryüzü, insan doğasındaki bilgileri eylemleştirme yeridir.
Adıge folklorü insanın yeryüzüne çiftler halinde inişi, insan olmaya saygı, insan olmayı kutlama elementlerinden oluşur…
Adıgelerde hayat birleştirme ile ilgili tüm terimler başlı başına mükemmel bir matematiksel düzlemde sıralanmıştır.
Yeryüzündeki diller içinde “duru ve gerçek” sevgiyi en çok ifade eden dil Adıgece/Abhazca’dır.----
Yukarıdaki dört örnek dilin gücü ile ilgilidir. Peki bu kadar güçlü bir felsefeye sahip bir dili kemiren ve zayıflatan nedenler nelerdir?
Yeryüzündeki halkların geneli beyin merkezli düşünürken Adıge halkı yürek merkezli düşünür. Adıge olan ve Adıgece bilen birine neresinin düşünce merkezi olduğu sorulursa tereddütsüz olarak yüreğini işaret eder. Beyin merkezli olarak ortaya konan herşey Adıge insanı için yavandır. Buna din dahildir ilk başta. Daha sonra beyin merkezli genel toplum ve beyin merkezli anlayışla bireyleri yetiştirme gerekliliği inancı gelir.
Adıge insanı için birşeyi yaşamak ya da hayat tarzına dönüştürmek için o şeyi sevmek gerektir. Adıgece sevmek demek sevgiye sözkonusu olanı bütünüyle algılamak, algıladığının olumluluğunu görmek ve ona pozitif konumlanmaktır. Yani gerekçeler ve özgür iradeye bağlılık sözkonusudur eylemlerde. Ancak beyin merkezli dinde insanın özgür iradesi yoktur. Beyin merkezli anlayışın dini hiçleşmeyle yücelme olduğunu iddia ederken Adıgece insandaki özgür irade ile yukarıdaki şekildeki sevgiden kaynaklı eylemleri yüceltir. Bu anlayış Adıgeyi daha baştan afaroz eder. Mutlak iyi ve barışın Tanrısının dışında kalmak istemeyen Adıge ise beyin ve yürek tanrısı çelişkisinde bir yaşam sürer.
Adıgecenin gücünden kaçmak ve hayata Adıgece bakmamak tüm sorunun kaynağıdır. Önce gücü keşfetmek lazımdır. Peki güç nasıl keşfedilecek: Oturup kendini dinlemeli. İnsan öncelikle sevinç duyarak yaşamayı arzular. Peki insan nasıl yakalar sevinci; doğasındaki ihtiyacı karşılayarak. Doğasındaki ihtiyaç nedir; farkındalıkla hayatın/yeryüzünün parçası olmak yani “tzıxu=insan” olmak… Adıgeceye soralım bakalım tzıxu nedir; farkındalıkla hayatın içinde olan demektir. Tzıxu olduğunu farketmeden tzıxu gibi geleceğini belirlemek ütopyadır.
….
marğuşş vezir savrum
30.06.2008
Pazartesi
23:27